Anasayfa Nazife Çelik Yazı Detayı Bu yazı 2574 kez okundu.
Nazife Çelik
Köşe Yazarı
Nazife Çelik
 

Evliliklerde Travmatik Durumlar…

Aslında sorunun temel kaynağı, eşlerin evlilik ile alakalı bilgisizlikleri ve aile kavramının ne anlama geldiğinin toplumun birçok kesimindeki insanlar tarafında tam olarak doğru bilmiyor olmalarıdır. Hele ki; son zamanlarda yozlaşmış bir kesim insanların, bazı söylemleri ve davranışları bu durumu daha da net göstermektedir bizlere. Türk toplumu olarak değer yargılarımızın büyük bir kısmını maalesef kaybettik. Her ilişkide olduğu gibi dürüstlük ilişkinin temel taşıdır. Lakin birçok insan dürüstlüğünü kaybetmiş durumdadır. Birçok insan; sanki yüzlerine birer maske takmış gibi aramızda dolaşıyor. Kendisini bu maske ile olduğundan çok farklı biriymiş gibi tanıtıyor. Bu nedenle de insanlar kendilerine eş seçerken maalesef bu maskeye aldanıyor. Evlilikte en önemli olgu dürüstlüktür. Eşler birbirlerine her koşulda dürüst olması gerekirken birbirlerini aldatıyorlar ve bunun doğal sonucu olarak ilerleyen zamanlarda şiddetli geçimsizlikler, sonrasında sözlü ve fiziksel şiddete maruz kalıyorlar. Bu ve bunun gibi durumları yaşamamak için evliliğin başında eşler birbirlerine karşı dürüst ve samimi olurlarsa, birbirlerini daha iyi tanıma imkânı bulur ve eşler birbirini oldukları gibi kabul ederler. Eşler, birbirlerini tam anlamıyla tanıyamadıkları için ilerleyen dönemlerde aralarında resmen savaş başlıyor. Oysa insanların evlilik beklentileri birbirinden farklıdır. Kadının beklentisi başka, erkeğin beklentisi daha başkadır. Eşler birbirlerini doğru dürüst tanımadan, hemen hayatlarını birleştirme kararı alıyorlar. Bazı evliliklerde bu tanımadan hayat birleştirmenin sancıları daha nikâh masasında, düğün salonunda başlıyor. Hatta çoğunuz belki şahit olmuşsunuzdur, damat bey düğün pastası yendiği esnada gelin hanıma okkalı bir tokadı atmakta hiçbir sakınca görmüyor. Oysa ne acı bir durum. Sevdiğini sanarak evlendiği adam daha düğün günü fiziksel şiddet göstermeye başlıyor. Güzel, mutlu bir yuva kurma hayali ile başlayan evliliği, yaşayacağı şiddetin tapusu gibi karşısına bir anda çıkıveriyor. Sevdiğini sandığı adam, önce kocası, bir süre sonra da Azraili oluyor. Evlilikte travma yaşamamak için, eşiniz olacak kişiyi çok iyi tanımalısınız. Daha tam olarak birbirinizi tanımadan böylesine önemli bir kararı almak çok çeşitli sıkıntılar doğurabilir. Eşler birbirlerini iyi tanırsa ve birbirlerine saygı gösterirse bir ömür bu evlilik devam eder. Aslında bence evliliğin sırrı “SAYGI”dır. Eşler birbirlerine öncelikle saygı duymalıdır. Saygının olmadığı yerde mutluluk ve huzur da olmaz. Mutlu, sağlıklı, huzurlu bir hayat geçirmeniz dileğiyle…  
Ekleme Tarihi: 20 Nisan 2021 - Salı

Evliliklerde Travmatik Durumlar…

Aslında sorunun temel kaynağı, eşlerin evlilik ile alakalı bilgisizlikleri ve aile kavramının ne anlama geldiğinin toplumun birçok kesimindeki insanlar tarafında tam olarak doğru bilmiyor olmalarıdır. Hele ki; son zamanlarda yozlaşmış bir kesim insanların, bazı söylemleri ve davranışları bu durumu daha da net göstermektedir bizlere. Türk toplumu olarak değer yargılarımızın büyük bir kısmını maalesef kaybettik. Her ilişkide olduğu gibi dürüstlük ilişkinin temel taşıdır. Lakin birçok insan dürüstlüğünü kaybetmiş durumdadır. Birçok insan; sanki yüzlerine birer maske takmış gibi aramızda dolaşıyor. Kendisini bu maske ile olduğundan çok farklı biriymiş gibi tanıtıyor. Bu nedenle de insanlar kendilerine eş seçerken maalesef bu maskeye aldanıyor. Evlilikte en önemli olgu dürüstlüktür. Eşler birbirlerine her koşulda dürüst olması gerekirken birbirlerini aldatıyorlar ve bunun doğal sonucu olarak ilerleyen zamanlarda şiddetli geçimsizlikler, sonrasında sözlü ve fiziksel şiddete maruz kalıyorlar. Bu ve bunun gibi durumları yaşamamak için evliliğin başında eşler birbirlerine karşı dürüst ve samimi olurlarsa, birbirlerini daha iyi tanıma imkânı bulur ve eşler birbirini oldukları gibi kabul ederler.

Eşler, birbirlerini tam anlamıyla tanıyamadıkları için ilerleyen dönemlerde aralarında resmen savaş başlıyor. Oysa insanların evlilik beklentileri birbirinden farklıdır. Kadının beklentisi başka, erkeğin beklentisi daha başkadır. Eşler birbirlerini doğru dürüst tanımadan, hemen hayatlarını birleştirme kararı alıyorlar. Bazı evliliklerde bu tanımadan hayat birleştirmenin sancıları daha nikâh masasında, düğün salonunda başlıyor. Hatta çoğunuz belki şahit olmuşsunuzdur, damat bey düğün pastası yendiği esnada gelin hanıma okkalı bir tokadı atmakta hiçbir sakınca görmüyor. Oysa ne acı bir durum. Sevdiğini sanarak evlendiği adam daha düğün günü fiziksel şiddet göstermeye başlıyor. Güzel, mutlu bir yuva kurma hayali ile başlayan evliliği, yaşayacağı şiddetin tapusu gibi karşısına bir anda çıkıveriyor. Sevdiğini sandığı adam, önce kocası, bir süre sonra da Azraili oluyor.

Evlilikte travma yaşamamak için, eşiniz olacak kişiyi çok iyi tanımalısınız. Daha tam olarak birbirinizi tanımadan böylesine önemli bir kararı almak çok çeşitli sıkıntılar doğurabilir. Eşler birbirlerini iyi tanırsa ve birbirlerine saygı gösterirse bir ömür bu evlilik devam eder. Aslında bence evliliğin sırrı “SAYGI”dır. Eşler birbirlerine öncelikle saygı duymalıdır. Saygının olmadığı yerde mutluluk ve huzur da olmaz.

Mutlu, sağlıklı, huzurlu bir hayat geçirmeniz dileğiyle…

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egegundem.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.