SİYASET "TAKIM TUTMAK" MIDIR?

Takım tutmak nedir, bunu herkes bilir.
Ne ekonomik, ne de politiktir; ne yoksulluk, ne zenginliktir.
Bir spor takımı tutmak bütünüyle eğlenceliktir, fantastiktir.
Ancak günümüzde artık bütünüyle ticari bir endüstridir.

Öyle ki takım tutan taraftar için toplumdaki yaşam kalitesi, gelir dağılımı, refah düzeyi, aş-iş, sanki pek dert değil gibidir.
Bir takımı tutmak, sonsuza kadar olup, kolay kolay vazgeçilir de değildir; adeta körü körünedir!
Her ne olursa olsun, hiçbir olay, durum ve gelişme, bir takımı terk etmek için sebep değildir; hatta “ölümünedir” denilebilir!
Bir takımı bırakıp ötekine geçmek görülmüş, duyulmuş asla değildir.

Fakat siyasette ve siyasi partilerde ise durum başkadır.
Siyasi partiler ne spor kulübüdür ne de bir takımdır?
Sağdakiler saklasalar da aslında her biri toplumda bir “sosyal sınıf” adınadır.
Ya emek, alın terinden yana ya da sermayeden yanadır.
Ya dar gelirli halk çoğunluğundan ya da varlıklılardan yanadır.
Ya yoksullardan yanadır ya da zenginlerden yanadır.
Yani her siyasi partinin kaynağında “ekonomi politik” vardır.
Korudukları da mutlaka bir sosyal sınıfın çıkarlarıdır.
Bu yüzden, kimileri sağdadır, kimileri soldadır.
Sağda yer alanlar büyük sermayenin, büyük zenginlerin çıkarlarından yanadır.

Çalışanlar, yoksullar, ezilenler “mutsuz çoğunluk” olarak bilinirken, varsıllara da “mutlu azınlık” derler.
Varsıllar, sömürülerine devam etmek için siyaseti ve ülkeyi de hep kendileri yönetmek isterler.
Sahip oldukları büyük sermaye gücü ile siyaset ve siyasi partiler üzerinden milleti de devleti de kontrol ederler.
Fakat durumu böyle olduğunu bir şekilde de ederler.
Bin dereden su getirerek, gerçeği gizlerler.
O mutsuz çoğunluğun algısını hep yönlendirip yönetirler.
İşin içine başka şeyler karıştırıp, halkı kendi çıkarları için yönlendirirler.
İnanç, etnik ve gelenekler gibi halk için kutsal değerleri araç olarak bir güzel kullanıp işletirler.
Yerine göre birini, yerine göre diğerini hep istismar ederler.
Bu yollarla, çıkarları ortak olan geniş kitleleri bölüp, parçalayıp yönetirler.
Gerçekte demokrasi, haklar, adalet ve özgürlüklerden yana değildirler.
Çeşitli yollarla geniş kitleleri, aslında hiç de ait olmaması gereken bir siyasi partinin, takım tutar gibi adeta hasta taraftarı, tutkunu ve destekçisi haline getirirler.
Siyaseti sınıfsal zemininden çıkarıp, sözde “siyaset yapma” adına kayıkçı kavgası şeklinde, yapay sorunlar ve gerilimler yaratarak, iktidarlarını bir güzel yürütürler.

Durum böyle olunca da, mutsuz çoğunluk yani halk için bu siyasi partilerden kim gelirse gelsin fark etmez, durumları hiç değişmez.
İmkanlar, ölmeyecek kadar koklatılır, mutsuz çoğunluk olarak daima sürüm sürüm sürünürler.

Eğer geniş kitleler, gelir dağılımı ve sosyal adaletle, insanca, hakça bir düzende yaşayacaksa, iş-aş ve refaha ulaşacaksa, siyasete ve siyasi partilere, takım tutar gibi bakmamalıdır.
Hangi siyaset halktan, yoksuldan, çalışandan, emekten, dar gelirliden ve adaletli gelir dağılımından yana ise kitleler, işte o siyasetlere ve partilere yönelmeli, destek vermelidirler.
Hangi siyasi partiler de halktan, emekten, ezilenden, hak ve adaletten, özgürlüklerden yanaysa eğer, onlar da doğrudan ve açıkça bunu ilan etmelidirler.

22 yıldır, halkın önemli bir bölümünü adeta takım tutar gibi kendi taraftarı halinde tutmayı başarabilen iktidarın artık bu oyunu eskisi gibi sürdüremeyeceği ortaya çıkmıştır.
31 Mart seçimleri ile bu anlaşılmıştır.
Halk CHP'yi birinci parti yapmıştır.
İlk seçimlerde iktidar yolunu açmıştır.
75 yıl sonra Balıkesir'den işaret fişeğini yakmıştır.

Siyaset halkın yararına olacaksa "takım tutmak" gibi olmamalıdır.
Siyasetin halk için, halk yararına, halkın çıkarlarına olup olmadığına bakılmalıdır.
Takım tutmak gibi bakılmamalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cemil Yavuz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ege Gündem Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ege Gündem Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ege Gündem Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ege Gündem Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.