EGE GÜNDEM GAZETESİ

İŞSİZİM, İŞSİZSİN, İŞSİZ

İŞSİZİM, İŞSİZSİN, İŞSİZ
MELİSA GÖNEN
MELİSA GÖNEN( mel8279.gonen@gmail.com )
1.586 views
15 Şubat 2020 - 23:16

%13.3 açıklanan en son işsizlik oranı. Fazlası yok eksiği var… Genç nüfus işsizliği ise %24.5 olarak açıklandı. Genç işsizlerin de emeği var umudu yok.

Gençlerin umudu olmamasına rağmen neden  emeği var? Çünkü, adil dünya inancı ile bağlıyız dünyaya. Bu inanca göre iyiler her zaman ödüllendirilir ve/veya kazanır.  Kötüler ise bir şekilde cezasını bulur. Bir örnek olarak şunu söyleyebilirim: Siz çalışıyorsunuz çünkü, emeğinizin karşılığını bir şekilde alacağınıza inanıyorsunuz. İşte gençler de işsizlik oranlarının bu kadar yüksek olmasına rağmen bu inanç sayesinde üniversite kazanmak için çalışmaya devam ediyorlar.

Üniversitede başarılı olmak için bu inancın varlığı sayesinde okula gitmeye devam ediyorlar. Bu inanç, bizim yaşamımızı devam ettirmemiz için gerekli  ve hayata her şeye rağmen devam etmemizi sağlıyor. Yaşama adaptasyon sürecinin bir parçası olan bu inancın varlığı olmasa umut, Pandora kutusunda hapsolmuş tek duygu olmaya devam ederdi.

Peki bu inançla nereye kadar gidebileceğiz? Yaşama bu inanca sarılarak ne kadar daha bağlı kalabileceğiz? Adil olmayan şeyleri, doğru gitmeyen adımları, yıpranmış sistemleri umuda araç olarak ne kadar daha kullanacağız?

  • Her yer üniversite oldukça…

Nitelik eğitimde nicelikten önce gelir. Eski lise binaları üniversiteye dönüştürüldükçe eğitimde nitelik gözlemlenemez. Eğitim planlı olmalı ve olası tüm imkanları barındırmalıdır. Zoraki eğitim kurumları eğitime vurulan darbedir.

  • Eğitim, bir öğrenci için parayla adım atmak oldukça…

Artık mezun olduğunuzda diplomanız yeterli olmuyor. Deste deste sertifika biriktirerek rakiplerinizi eleyebiliyorsunuz. Peki bu sertifikaları neden herkes alamıyor? Çünkü gerçekten herkesin bütçesine uygun değil bu eğitimler. Peki iş başvurularında  bu sertifikaların edinilmesinin istenmesi, eğitimin niteliğinin zayıfladığını göstermez mi?

  • Burslar geri ödemeli olmaya devam edip, öğrenci daha mezun olmadan borçlu çıktıkça…

İş bulma kaygısı her öğrenciyi sarıyor. Ama öğrenci daha da meraklansın, stres yapsın(!). Çünkü kredi borçları ile çok acı ki, baş başa bırakılacak binlerce insan var.

  • Sınıflar öğrencilerle tıka basa dolduruldukça…

Eğitimde nitelik iletişim ve eleştiri ile sağlanır. Hocalar ile kurulan iletişim ve yorumlama ne kaadr fazla olursa anlatılmak istenen her şey daha da netleşir. Peki öğrencilerle dolu sınıflarda bu kaliteyi nasıl arayacağız?

  • Üniversite sınavı sürekli değiştirildikçe…

Hayatın temeli adaptasyon sürecinde başarı ile atılıyor. Peki eğitimde bu sürecin başarısından söz etmek mümkün olabilir mi? Hem sürekli değiştirilen sınav sistemi haksızlık değil mi?

  • Matematik, fen bilimleri vb. ezber, formül dersleri oldukça…

Bilim, gelişmiş ülkelerin en büyük silahı. Peki bizim ülkemizde bu silahı kendimize doğrultmadığımızı kim söyleyebilir? Daha küçük yaşlardan itibaren deney, gözlem, okuma, araştırma gibi kavramların ve eylemlerin bizlere aşılanması yerine ezbere itilmedik mi? Matematik gibi sayısal alanlarsa başarılı olan öğrencilere yüzümüzü dönüp; başka şekilde düşünen, farklı alanlara ilgi duyan öğrencilere sırtımızı dönmedik mi?

  • Meslek tanımları doğru yapılmadıkça…

Herkes avukat, doktor, öğretmen olmak istemiyor. Sadece çocuklara meslek tanımı doğru şekilde yapılmıyor. Tüm meslekler tanıtılsın, incelensin, istihdam edilmek üzere onlara yer gösterilsin. Çocukların hayalleri sınırlanmasın. Bilim, sanat zenginleşsin.

  • Üniversiteye giriş puanları bu derece düşürüldükçe…

Herkes üniversite mezunu olmak zorunda değil. Her meslek diploma ile yürüyecek değil.  Bazı mesleklerde beceri, istek, bilgi bunlar insanın kendi isteği ile geliştirebileceği şeyler. Çiftçilerimiz de olmalı işini çok seven, terzilerimiz de, balıkçılarımız da… Siyasiler istihdam sağlayabilecekleri kadar insanı üniversiteye yönlendirmeli, umut kırıcı adımlar atıp; yanlış kararlar vermeyi durdurmalıdır.

Bu liste daha uzayıp gider. Ancak bizi ayakta tutan adil dünya inancı bizi daha ne kadar idare eder buyurun siz karar veriniz.

MELİSA GÖNEN 12.02.2020

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

UA-76219985-1