Haber Girişi: 10.09.2021 - 16:17, Güncelleme: 10.09.2021 - 16:17

HAYALDİ GERÇEK OLDU: ENFLASYON ŞAHLANDI!

 

HAYALDİ GERÇEK OLDU: ENFLASYON ŞAHLANDI!

CHP Balıkesir İl Başkanı Serkan Sarı yaptığı yazılı basın açıklamasında; Türkiye’mizin yönetilememe krizi tarımdan ekonomiye, eğitimden sağlığa günlük hayatın bütün alanlarında tüm yıkıcılığı ile devam ediyor.
  Halka 20 yıldır aynı masalı okumaktan utanmayan AKP hükümeti geride bıraktığımız Ağustos ayında ekonominin “şahlandığını” iddia etmekten yine geri kalmadı. “Dünya bizi kıskanıyor!”söyleminden bugün geldiğimiz noktada görüyoruzki ormanlarımızda meydana gelen yangınları dahi söndürmekten aciz bir hükümet tarafından yönetiliyoruz. Her gün selden yangına yeni bir acıya uyandığımız coğrafyamızda vatandaşın en büyük felaketişüphesiz bu hükümet ve sebep olduğu ekonomik felakettir. Bugün bir kez daha gerçekleri dile getirmek, daha yüksek bir ses ile “Bu çark bu dişlilerle dönmez.” demek zorundayız. Hükümetin gafletini bir kenara bırakarak vatandaşımıza ülkenin içinde bulunduğu kötü ekonomik koşullarıtüm çıplaklığı ile ortaya koymalıyız.     BÜYÜME VATANDAŞA YANSIMIYOR Başkan Sarı,Geçtiğimiz hafta ülke ekonomisi açısından iki önemli veri açıklandı. İlk olarak 2021 yılı 2.çeyrek büyüme verileri, haftanın son işlem günü olan Cuma günü ise Ağustos ayı enflasyon rakamları TÜİK tarafından kamuoyu ile paylaşıldı. Açıklanan rakamlara göre Türkiye ekonomisi yılın 2. çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre %21,7 ile beklentilere paralel bir büyüme gerçekleşti. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz yıl 2020 2. çeyrek için büyüme rakamları keskin bir daralma göstermiş; %10 civarı bir küçülme ile tarihi dip görülmüştü. Öncelikle ifade edelim: baz etkisi dediğimiz hesaplama göz önünde bulundurulduğunda bu büyüme rakamları zaten beklentilere uygun şekilde gerçekleşmiştir. Öyle ki OECD ülkelerine ve ülkemizin gibi diğer gelişmekte olan ülkelerdeki büyüme rakamları; aşılama, kapama sonrası ekonominin ani hareketliliği, geçtiğimiz yıldan bugüne değişen tüketicialışkanlıkları, ABD, Çin gibi ekonomilerde talep patlaması vs. gibi etkenler ile rekor düzeyde gerçekleştiği görülmektedir. Bu büyüme rakamlarına karşı hükümet sözcüleri sevinç naraları ata dursun; irdelenmesi gereken esas nokta büyümenin hangi dinamikler ile gerçekleştiğidir. Gerçekleri görmek için hükümet yetkililerini saraydan çıkıp halkın arasına karışmaya davet ediyoruz. Sakince ve çay fırlatmaksızın vatandaşımızıdinleyebilirler ise ne demek istediğimizi çok açık bir şekilde anlayabileceklerini ümit ediyoruz. Zira bu büyümenin toplumun tüm kesimlerinde hissedilmediği,talebin tamamına yakınının ihracat kaynaklı olduğunu görüyoruz. Şüphesiz ihracat ülke ekonomisi açısından çok önemlidir. Sanayimizin ihracat odaklı büyümesi, dünya ekonomileri ile rekabet edebilmemiz açısından faydalıdır. Bu noktada Türk ekonomisinin ucuz ₺ ‘yi fırsata çevirmesine hepimizin sevinmesi gerekir. Ancak işin aslının öyle olmadığını tablo çok net ortaya koyuyor:ihracattaki rekor seviyelerin kazanımları vatandaşa yansımaktan çok uzak; yatırımlar uzun süredir durma noktasında, ülkedeki iç talep büyümesi ise  yeniden açılması sebebiyle hizmet sektörü kaynaklı olduğu görülüyor. Bu noktada sade vatandaşın en önemli kriteri olan enflasyona ve satın alma gücümüze bakmak durumundayız: oradaki tabloda ise yakın tarihin en kötü enflasyon baskısını vatandaş çok acı bir şekilde hissediyor.   EKONOMİ ŞAHALANACAK DEDİLER : ENFLASYON ŞAHLANDI!  Cuma günü açıklanan enflasyon rakamlarına göre, Temmuz’da %18,95 olan tüketici enflasyonu, Ağustos’ta %19,25’e yükseldi. Böylece enflasyon, son 28 ayın zirvesine ulaşmış oldu. Küresel enflasyonun tüm dünyayı etkilediği bir ortamda vatandaşımız yurtiçinde de kontrolden çıkmış bir enflasyon ile karşı karşıya. Hükümet ise enflasyon ile mücadele etmek için tarımda hasat döneminde ithalatın önünü açmak, “faiz sebeptir enflasyon sonuç” gibi ekonomik gerçeklerden uzak mesnetsiz teorilerin peşinden koşmak, canı sıkıldıkça da MB başkanlarını görevden almak gibi caydırıcılıktan, faydadan uzak hamleler ile şapkadan tavşan çıkarma derdinde. Önümüzdeki günler yine piyasalar açısından belli ki zorlu geçecek. Bunu öngörmek hiç zor değil zira enflasyon son açıklanan rakamlar ile tekrar piyasa faizi olan %19’un önüne geçmiş durumda. (%19,25) Reel getirinin eksiye düştüğü durumlarda yabancı girişinin kesildiğini, bu durumunda kur üzerinde yukarı yönlü baskıyı tetiklediğini biliyoruz. HÜKÜMET MERKEZ BANKASI’NI İŞLEVSİZ KILIYOR! 23 Eylül’deki Merkez Bankası PPK öncesi hükümeti ve özellikle AKP genel başkanını uyarıyoruz: MB bağımsızlığını ortadan kaldırdınız; geldiğimiz noktada kurun hali ortada. Yaptığınız piyasa karşıtı söylemlerde ise artık herkes kasıt arıyor: zira yaptığınız ve sürekli tekrarladığınız faiz açıklamaları hem MB elindeki müdahale silahlarını anlamsızlaştırıyor hem de faiz için ülkece ödenen bedeli büyütüyorsunuz.      MÜJDE: GİDİYORLAR ! Özetleyecek olursak ülke ekonomisi hem para politikası hem maliye açısından 2018 kur krizinden bu yana aynı kısır döngünün içerisine sıkışıp kalmış durumda: faiz-enflasyon sarmalı artık sokaktaki Ayşe teyze ve Mehmet amca için eskiye göre çok daha önemli. Hükümetin tutarsız ekonomi politikaları sebebiyle sokaktaki vatandaş finans uzmanı oldu. Sade vatandaşın dahi 3 yıl gibi kısa bir sürede kavradığı gerçeklikleri idrak etmeye hükümeti acilen davet ediyoruz. İşsiz genç kardeşimize, işçimize, emeklimize, esnaf ve sanayicimize ise bir müjdemiz var: demokratik yollarla; sandıkta önümüzdeki ilk seçimlerde iktidara geleceğiz ve bu çarpık ekonomik düzeni tamamen değiştireceğiz. Piyasaların gerçeklerine uygun rasyonel politikalar ile ekonomiyi hep birlikte yeniden inşa edeceğiz dedi.  
CHP Balıkesir İl Başkanı Serkan Sarı yaptığı yazılı basın açıklamasında; Türkiye’mizin yönetilememe krizi tarımdan ekonomiye, eğitimden sağlığa günlük hayatın bütün alanlarında tüm yıkıcılığı ile devam ediyor.

 

Halka 20 yıldır aynı masalı okumaktan utanmayan AKP hükümeti geride bıraktığımız Ağustos ayında ekonominin “şahlandığını” iddia etmekten yine geri kalmadı. “Dünya bizi kıskanıyor!”söyleminden bugün geldiğimiz noktada görüyoruzki ormanlarımızda meydana gelen yangınları dahi söndürmekten aciz bir hükümet tarafından yönetiliyoruz. Her gün selden yangına yeni bir acıya uyandığımız coğrafyamızda vatandaşın en büyük felaketişüphesiz bu hükümet ve sebep olduğu ekonomik felakettir. Bugün bir kez daha gerçekleri dile getirmek, daha yüksek bir ses ile “Bu çark bu dişlilerle dönmez.” demek zorundayız. Hükümetin gafletini bir kenara bırakarak vatandaşımıza ülkenin içinde bulunduğu kötü ekonomik koşullarıtüm çıplaklığı ile ortaya koymalıyız.

 

 

BÜYÜME VATANDAŞA YANSIMIYOR

Başkan Sarı,Geçtiğimiz hafta ülke ekonomisi açısından iki önemli veri açıklandı. İlk olarak 2021 yılı 2.çeyrek büyüme verileri, haftanın son işlem günü olan Cuma günü ise Ağustos ayı enflasyon rakamları TÜİK tarafından kamuoyu ile paylaşıldı. Açıklanan rakamlara göre Türkiye ekonomisi yılın 2. çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre %21,7 ile beklentilere paralel bir büyüme gerçekleşti. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz yıl 2020 2. çeyrek için büyüme rakamları keskin bir daralma göstermiş; %10 civarı bir küçülme ile tarihi dip görülmüştü. Öncelikle ifade edelim: baz etkisi dediğimiz hesaplama göz önünde bulundurulduğunda bu büyüme rakamları zaten beklentilere uygun şekilde gerçekleşmiştir. Öyle ki OECD ülkelerine ve ülkemizin gibi diğer gelişmekte olan ülkelerdeki büyüme rakamları; aşılama, kapama sonrası ekonominin ani hareketliliği, geçtiğimiz yıldan bugüne değişen tüketicialışkanlıkları, ABD, Çin gibi ekonomilerde talep patlaması vs. gibi etkenler ile rekor düzeyde gerçekleştiği görülmektedir. Bu büyüme rakamlarına karşı hükümet sözcüleri sevinç naraları ata dursun; irdelenmesi gereken esas nokta büyümenin hangi dinamikler ile gerçekleştiğidir. Gerçekleri görmek için hükümet yetkililerini saraydan çıkıp halkın arasına karışmaya davet ediyoruz. Sakince ve çay fırlatmaksızın vatandaşımızıdinleyebilirler ise ne demek istediğimizi çok açık bir şekilde anlayabileceklerini ümit ediyoruz. Zira bu büyümenin toplumun tüm kesimlerinde hissedilmediği,talebin tamamına yakınının ihracat kaynaklı olduğunu görüyoruz. Şüphesiz ihracat ülke ekonomisi açısından çok önemlidir. Sanayimizin ihracat odaklı büyümesi, dünya ekonomileri ile rekabet edebilmemiz açısından faydalıdır. Bu noktada Türk ekonomisinin ucuz ₺ ‘yi fırsata çevirmesine hepimizin sevinmesi gerekir. Ancak işin aslının öyle olmadığını tablo çok net ortaya koyuyor:ihracattaki rekor seviyelerin kazanımları vatandaşa yansımaktan çok uzak; yatırımlar uzun süredir durma noktasında, ülkedeki iç talep büyümesi ise  yeniden açılması sebebiyle hizmet sektörü kaynaklı olduğu görülüyor. Bu noktada sade vatandaşın en önemli kriteri olan enflasyona ve satın alma gücümüze bakmak durumundayız: oradaki tabloda ise yakın tarihin en kötü enflasyon baskısını vatandaş çok acı bir şekilde hissediyor.

 

EKONOMİ ŞAHALANACAK DEDİLER : ENFLASYON ŞAHLANDI!

 Cuma günü açıklanan enflasyon rakamlarına göre, Temmuz’da %18,95 olan tüketici enflasyonu, Ağustos’ta %19,25’e yükseldi. Böylece enflasyon, son 28 ayın zirvesine ulaşmış oldu. Küresel enflasyonun tüm dünyayı etkilediği bir ortamda vatandaşımız yurtiçinde de kontrolden çıkmış bir enflasyon ile karşı karşıya. Hükümet ise enflasyon ile mücadele etmek için tarımda hasat döneminde ithalatın önünü açmak, “faiz sebeptir enflasyon sonuç” gibi ekonomik gerçeklerden uzak mesnetsiz teorilerin peşinden koşmak, canı sıkıldıkça da MB başkanlarını görevden almak gibi caydırıcılıktan, faydadan uzak hamleler ile şapkadan tavşan çıkarma derdinde. Önümüzdeki günler yine piyasalar açısından belli ki zorlu geçecek. Bunu öngörmek hiç zor değil zira enflasyon son açıklanan rakamlar ile tekrar piyasa faizi olan %19’un önüne geçmiş durumda. (%19,25) Reel getirinin eksiye düştüğü durumlarda yabancı girişinin kesildiğini, bu durumunda kur üzerinde yukarı yönlü baskıyı tetiklediğini biliyoruz.

HÜKÜMET MERKEZ BANKASI’NI İŞLEVSİZ KILIYOR!

23 Eylül’deki Merkez Bankası PPK öncesi hükümeti ve özellikle AKP genel başkanını uyarıyoruz: MB bağımsızlığını ortadan kaldırdınız; geldiğimiz noktada kurun hali ortada. Yaptığınız piyasa karşıtı söylemlerde ise artık herkes kasıt arıyor: zira yaptığınız ve sürekli tekrarladığınız faiz açıklamaları hem MB elindeki müdahale silahlarını anlamsızlaştırıyor hem de faiz için ülkece ödenen bedeli büyütüyorsunuz. 

 

 

MÜJDE: GİDİYORLAR !

Özetleyecek olursak ülke ekonomisi hem para politikası hem maliye açısından 2018 kur krizinden bu yana aynı kısır döngünün içerisine sıkışıp kalmış durumda: faiz-enflasyon sarmalı artık sokaktaki Ayşe teyze ve Mehmet amca için eskiye göre çok daha önemli. Hükümetin tutarsız ekonomi politikaları sebebiyle sokaktaki vatandaş finans uzmanı oldu. Sade vatandaşın dahi 3 yıl gibi kısa bir sürede kavradığı gerçeklikleri idrak etmeye hükümeti acilen davet ediyoruz. İşsiz genç kardeşimize, işçimize, emeklimize, esnaf ve sanayicimize ise bir müjdemiz var: demokratik yollarla; sandıkta önümüzdeki ilk seçimlerde iktidara geleceğiz ve bu çarpık ekonomik düzeni tamamen değiştireceğiz. Piyasaların gerçeklerine uygun rasyonel politikalar ile ekonomiyi hep birlikte yeniden inşa edeceğiz dedi.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egegundem.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.