EGE GÜNDEM GAZETESİ

FATİH, EDREMİT İÇİN “İSTANBUL’U FETHEDER”

FATİH, EDREMİT İÇİN “İSTANBUL’U FETHEDER”
ENVER DOLGUN
ENVER DOLGUN( enverdolgun@gmail.com )
1.957 views
18 Ekim 2018 - 12:00

Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet Han, Rumların 1452 yılında Edremit’te yaptıkları Türk katliamı sonucu Bizans ile yaptığı anlaşmayı iptal edip Doğu Roma İmparatorluğunun başkenti İstanbul’u fetheder ve Doğu Roma İmparatorluğu sona erdirilir.

Türk akıncıları M.S 1231 yılında Edremit’e saldırmış, çetin savaşlardan sonra Türk komutanı Yusuf Sinan’a Edremit şehrinin anahtarı teslim edilmiştir.

Orhan Gazi tarafından Edremit Osmanlı Devleti Hudutları içine alınmasından kısa süre sonra Edremit ve bölgedeki Rumlar, Bizanslıların kışkırtmasıyla 1452 yılında Edremit’e saldırmış, şehri yakıp, yıkmışlar ve şehir ile köylerde rastladıkları tüm Türkleri öldürmüşlerdir. Kaçabilenler dağlara sığınmışlar, bu sırada Madra Dağında avlanmakta olan Saruhan Beyi durumu öğrenmiş, askerleriyle Edremit’i kuşatarak yakaladığı Rumları kılıçtan geçirmiştir.

Bu acılı olayı öğrenen 21 yaşındaki Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet Han (II. Mehmet) bu işte Bizans Kralı’nın parmağı olduğunu öğrenmiş, öteden beri fırsat kolladığından iki yıllık barış anlaşmasını bozarak 1453’de İstanbul’a saldırarak 1000 yıllık Bizans İmparatorluğuna son vermiştir.

Edremit baskını üzerine Fatih Sultan Mehmet’in çıkardığı ferman şehrin hayati bakımından tarihsel büyük önem taşır. Fatih Sultan Mehmet Hanın fermanı bu günde geçerliliğini sürdürmektedir.

İŞTE FATİH’İN “RUM FERMANI”

İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet Han’ın çıkardığı Ferman: ‘Bundan sonra Edremit ve Körfezinde, çevresinde Rumlardan hiçbir kimsenin yurtlanmasına izin yoktur. Bunu yapanlar, yaptıranlar öldürülür’

Fatih’in bu fermanı 1800 lü yılların sonları ile 1900 lü yılların başlarında Yunanlı tüccarlar ve sanayiciler tarafından Edremit ve Ayvalık ilçelerinde kurulmaya başlayan “Zeytinyağı Fabrikaları ve Sabun İmalathaneleri” nedeniyle Yunanlı tüccar ve sanayicilerle birlikte gelen Yunanlı işçilerde bölgeye yerleşmeye başlarlar. Bu süre içerisinde sayıları artar ve arazi alıp yerleşirler. Ayvalık özel bir bölge olarak tanınır. Kuvayı Milliye kuruluşu ve işgal yıllarında buraya yerleşen Rum ahali bölgede Türk halkına büyük sorunlar yaşatmıştır.

EDREMİT’İN TARİHİ

Edremit Milattan 1443 yıl önce Pidasus adıyla Burhaniye İskelesi kenarındaki Karataş mevkisine kurulmuş bir şehirdir.

Truva – Bergama yolu üzerinde bulunmasından birçok baskınlara uğramış, bir ara harap bir halde Midya Kralı Krezüs’ün eline geçmiştir. Kralın kardeşi bu şehri yaptırmış, hatta adı olan Adramys (Adramis) ismini vermiştir.

M.Ö 548 yılında İranlıların, M.Ö 241 yılında Bergama Krallığının eline geçen Edremit zengin devrini yaşamaya başlamış, bağlı olduğu krallığın merkezi Bergama’ya rakip olmuştur.

Bu parlak devir 109 yıl sürmüş ve M.Ö 132 yılında Romalıların eline geçmiştir.

M.S 1076 yılında, önce Selçuklu Sultanı Süleyman Şah’ın, daha sonra veziri Ebülkasım’ın orduları tarafından üst üste iki defa istilaya uğramış, Edremitliler bunun karşısında şehirleri terk edip etrafa yayılmaya başlamışlardır.

M.S 1090 yılında Edremit şehri bu sefer şimdiki Faruk Serpil Parkı içindeki Akpınar çevresinde kurulmuştur.

M.S 1231 yılında Türk akıncıları Edremit’e saldırmış, çetin savaşlardan sonra Türk komutanı Yusuf Sinan’a şehrin anahtarı teslim edilmiştir.

1336’ da Karesi toprakları Osmanlı ülkesine katıldığından, Edremit’te Orhan Gazi tarafından Osmanlı Devleti Hudutları içine alınmıştır.

Aradan çok zaman geçtiği halde atalarının uğradığı yenilgiyi unutmayan Rumlar, Bizanslıların kışkırtmasıyla Edremit’e saldırmış, şehri yakıp, rastladıkları Türkleri öldürmüşlerdir. Kaçabilenler dağlara sığınmışlar, bu sırada Madra Dağında avlanmakta olan Saruhan Beyi durumu öğrenmiş, askerleriyle Edremit’i kuşatarak yakaladığı düşmanı kılıçtan geçirmiştir.

Bu acılı olayı öğrenen Osmanlı Padişahı II. Mehmet (Fatih Sultan Mehmet Han) bu işte Bizans Kralı’nın parmağı olduğunu öğrenmiş, öteden beri fırsat kolladığından iki yıllık barış anlaşmasını bozarak 1453’de İstanbul’a saldırarak Bizans Devletine son vermiştir.

Edremit baskını üzerine Fatih Sultan Mehmet’in çıkardığı ferman şehrin hayati bakımından tarihsel büyük önem taşır.

Fatih Sultan Mehmet’in çıkardığı Ferman: ‘Bundan sonra Edremit ve Körfezinde Çevresinde Rumlardan hiçbir kimsenin yurtlanmasına izin yoktur. Bunu yapanlar, yaptıranlar öldürülür’ şeklindedir.

1461 Yılında Midilli adası Beyi Nikolas ayaklanmış, bu olay üzerine Fatih,  Edremit’e koşmuş Kazdağlarının yarı zirvesinde “Padişah Alanı veya Sultan Alanı” denilen yerde 28 gün Edremit’te kalmış ve yapılan projeleri yakından izlemiştir. Edremit Körfezinde Burhaniye, Edremit ve Assos ta olmak üzere altı tersane yaptırmıştır. Bu tersanelerde yaptırılan 67 gemi ile kuvvetli bir donanma meydana getirilmiş, başta padişah Mahmut Paşa olduğu halde, 2000 Leventlikordusuyla Altınova kıyılarından Midilli adasına saldırmışlardır. 1462 yenilen Midilli adası Beyi Fatih’in ayaklarına kapanmış, kaleyi teslim ederek af dilemiştir.   

İstiklal Savaşında Edremit Arnavutluğun yalçın kayalıklarından Yemen’in kızgın çöllerine koşup, yıllarca bizim olmayan toprakların savunmasında büyük kahramanlıklar gösteren yiğitlerin yetiştiği Edremit 01 Temmuz 1920 Perşembe günü sabah 10.00’ da Yunanlılar tarafından işgal edilir.                                

Kaymakam Köprülü Hamdi Bey’in 15 Mayıs 1919 tarihinde Edremit’te Kuvayı Milliye Teşkilatını kurup, yurdu istilaya gelen düşmanla 410 gün boğuşan, kan döken şehit, can veren kahramanlarımız 30 Haziran 1920 tarihinde Soma ve Balıkesir cephelerine elinden silahını bırakmak zorunda kalmıştır.

797 gün düşman işgalinde kalan Edremitliler birçok tehlikeler geçirmişler. 9 Eylül 1922 günü düşmanı kovalayan Türk akıncılarına kavuşmuş, onları bağrına basmıştır.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

UA-76219985-1