EGE GÜNDEM GAZETESİ

CHP’li Tüm: “Balıkesir’de 138 bin engelli yurttaşımız var”

CHP’li Tüm: “Balıkesir’de 138 bin engelli yurttaşımız var”
76 views
13 Mayıs 2016 - 10:59

CHP’Lİ TÜM: ,”Balıkesir’de 138 bin engelli yurttaşımız var bunlardan sadece 572 si çalışmaktadır.Bu anlayış yıkılmalıdır. “dedi.

Engelliler haftası nedeniyle TBMM ‘de bir basın açıklaması yapan, CHP Balıkesir Milletvekili ve PM Üyesi Mehmet TÜM”

Engelli olmak bir kader değildir. Hepimiz birer engelli adayıyız. Yaşamın içinde çeşitli olaylarla karşılaşıyoruz.

Olaylar bizleri engelli hale getirebilir” dedi. TÜM yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi.

 

“Bildiğiniz gibi 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftasıdır.

Sözlerime başlamadan önce tüm engelli yurttaşlarımıza, engelsiz bir yaşam dileği ile selam , sevgi ve saygılar sunuyorum.

Engelli olmak bir kader değildir. Hepimiz birer engelli adayıyız. Yaşamın içinde çeşitli olaylarla karşılaşıyoruz.

Olaylar bizleri engelli hale getirebilir. Bedensel olarak her hangi bir engelimizin olması, bizleri toplum dışına itecek neden olmamalıdır.

Ne yazık ki ülkemizde engelliler, toplum dışına itilmeye, evde hapis edilmeye mahkum edilmişlerdir.Türkiye’de engelli sayısı, sanıldığından çok daha fazladır.

Bu konuda 2015 yılı bültenlerine göre en son 2011 de yapılan  konut araştırmasında TÜİK engelli sayısını 4.882 .841 kişi olarak açıklamaktadır.

Yine TÜİK verilerine göre Engelli oranı  Nüfusumuzun %12.29 dur.

Bu ciddi bir rakamdır. Seçim Bölgem Balıkesir’in Nüfusu dikkate alındığında Sadece Balıkesir’de  138.000 engelli yurttaşımız yaşamaktadır.

Engellilik durumu nasıl meydana geliyor? Bunların bir kısmı çeşitli genetik sebeplerden meydana gelse dahi önemli bir bölümü ya doğum sırasında veya, doğum sonrası yaşamın çeşitli alanlarında insanların karşılaştığı olaylar yüzünden oluyor.

Ortopedik engelli yurttaşlarınızın önemli bölümü kazalar veya benzeri olaylar yüzünden engelli durumuna düşmektedirler.Bizim Ülkemizde bu durumu önleyici tedbirler ne yazık ki, yok denecek kadar azdır.Bu durum engelli sayısın artmasına neden olmaktadır. Türkiye’de hala kırsal kesimde önemli oranda evde doğum devam etmektedir.

Köylerde bulunan sağlık ocaklarının nerdeyse tamamı kapalıdır ve ebe hizmeti vermemektedir.

Hükümet sağlık ocaklarına ebe göndermemekte, kapalı tutmaya devam etmektedir.

Bu durum doğum sırasındaki engelliliği artırmaktadır. Önleyici tedbir alınamıyorsa, peki sonrasında  neler yapılıyor?Bizim ülkemizde engelli olma durumu, kadercilikle açıklanmaya devam ediyor.

Engelliye, hala sakat gözü ile bakan bir anlayış var.

Engellilerin önünde elbette ki yaşamın  her alanında ortaya çıkan çok zorluklar var,

her türlü fiziki, engeller , sosyal ve psikolojik bariyerler var.

Ama bu yurttaşlarımızın önündeki en büyük engel inanınız ki,  Engelliye sakat gözü ile bakan, sadaka kültürü ile yaklaşan anlayıştır. Öncelikle biz bu anlayışı ortadan kaldırmak zorundayız.

Engelliyi sadece bakıma muhtaç ailesine sosyal yardım yapılan, evde oturmasını öğütleyen bu anlayış mutlaka yıkılmalıdır.,

Sizlere bir olay anlatmak istiyorum,Bir gazeteci, Avrupa’dan gelen , bir meslektaşını İstanbul’da gezdirirken, Konuğu sık sık bir sevincini dile getirerek, “çok sevindim ne güzel, sizin ülkenizde engelli yok denecek kadar az. Sokaklarınızda hiç engelli görmedim” , diyor.Gazeteci, Sonradan bu olayı şöyle açıklıyor, Avrupalı meslektaşıma, “bizim sokaklarımız , kentlerimiz engelliler için uygun değil. Evde oturuyorlar, diyemedim. Utandım” diyor.Evet ne yazık ki bizim engellilerimiz evde oturmaya mahkum edilmişlerdir.

Buna Kentlerimiz, sokaklarımız ve üzülerek söylüyorum ki  insanımızda henüz  hazır değildir. Yüzlerce aracı her gün kaldırımlar da  görme engellilerin yollarında görmek mümkündür. Sizlere birkaç çarpıcı rakam vermek istiyorum.

Bunlar devletin resmi rakamlarıdır. Türkiye’de  engelli  nüfus oranı %12.29 Engelli olmayan ancak  Bir hastalığa bağlı olarak yaşayan nüfus oranı %11.33

En çok engelli oranı, seçim bölgem Balıkesir’inde içinde bulunduğu  Marmara Bölgemizde . %13.13 Sosyal Güvencesi veya Yeşil Kartı olan Engelli oranı  % 47 Hiçbir güvencesi olmayan engelli oranı            %53 Engelli Yurttaşlarımızın  %79 u işsiz %37 si okur yazar değil.Kadın Engellilerimizin %94 işsiz.Gördüğünüz gibi Engeller açısından Türkiye İç açıcı bir ülke değil.

Çıkan onca yasa  var. Ancak Engelliler mutsuz ve umutsuzlar.  Çünkü Devlet çıkardığı yasaya önce kendisi uymuyor. Uygulamıyor.Hükümet,  her seçim dönemi engellilere dağıttığı sosyal yardımları gündeme getirmekte ve bununla övünmektedir.

Oysa Engelli yurttaşlar eve hapis olmak, Sadaka anlayışı ile verilen sosyal yardımlara muhtaç olmak istemiyor. Topluma karışmak onunla bütünleşmek ve çalışıp üretmek istiyorlar. Ama hepimiz biliyoruz ki yasa çıkarma ile bu sorunlar çözülmüyor. Kamuda şu anda engelli kadrolarının yarısından fazlası boştur. Hükûmet tüm uyarılara rağmen atama yapmıyor. Sonra Özel sektöre neden yapmıyorsun diye ceza veriyor. Böyle bir anlayış olabilir mi? Bu ceza ile çözülecek bir sorun değil. Devlet teşvik etmelidir.

Bunun için,

Öncelikle, Hükümet Kamuda açık bulunan kadrolara bir an önce atama yapmalıdır.

Özel sektöre engelli çalıştırması için teşvik verilmeli, engellilerin sigorta ve vergilerini devlet ödemelidir.Belediyelere  yeni yaptırımlar uygulanmalı. Bir ülkenin gelişmişliği engellilerine verilen önemle doğru orantılıdır.

Yüksek kaldırımlar yaparak gelişilmez, engellilere yaşanabilir bir kent yapmak Çağdaşlaşmanın ve gelişmenin ölçütüdür.

Mimari  bu konuda yeniden düzenlenmeli, imar planlarına engellilerin yaşam hakları korunacak düzenlemeler getirilmelidir.

Bakın Yine TÜİK verilerine göre engelli Yurttaşların %71 oturdukları konutlardan memnun değil. Merdiven veya benzeri sorunlardan şikayetçiler. Kent kaldırımlarından memnun olmayanların oranı %76  Yaşamlarında her hangi bir tatil beldesine gidemeyenlerin oranı %93 Bu rakamlar dan da anlaşılacağı üzere, bizim devletimiz Engellileri unutmuş yok saymaktadır. Hükümet bakım parası , yardım gibi kimi ödemelerle engellileri evlere ve hükümete  mahkum edecek her türlü davranışı göstermektedir.

Engellilerimizi önce insan ve birey olarak görecek ve temel insan haklarından yararlanmasını sağlayacak yeni bir anlayışa ihtiyacımız var. Engellinin insan olduğunu unutan bir anlayışı red etmeliyiz. Toplumla bütünleşme adına, fiziki engeller ortadan kaldırılmalıdır.

Sakat, özürlü psikolojisini ortadan kaldıracak fiziki ve psikolojik rehabilitasyon bir an önce devreye girmelidir.Engellilerin özel yaşamları  korunmalıdır.

Aile kurmaları temel insan hakkıdır. Bunun şartları oluşturulmalıdır.

Engelli yakınlarının insafına terk edilmemeli, Her türlü sosyal güvenceye kavuşturulmalıdır.

Okullarımız engelliler için , engel olmaktan çıkarılmalı, tüm engellilerimizin özelliklerine göre eğitimleri sağlanmalı ve mutlaka meslek sahibi olmalıdırlar.

Emekliliklerinde mutlaka yaşamlarını sürdürecek gelir düzeyine kavuşturulmadırlar.

Çalışamayacak durumda olanlar, ileriki yaşamlarında yakınları yerine devletin koruması altına alınmalıdır.

Çünkü bir çok engelli yurttaşımız, anne babasını kaybettikten sonra ortada kalmakta, sokağa terk edilmektedir

Engelliyi sokağa terk etme anlayışı terk edilmelidir.Elbette ki engelli Yurttaşların sorunları bir basın toplantısından dile getirilmeyecek kadar uzun ve çeşitlidir.

Bizim bu toplantıda ki amacımız, Engelliler haftası dolayısı ile  konuyu bir kez daha gündeme taşımak,  yetkililerin ve TBMM ‘inin dikkatini çekmektir.

Konuşmamın başında da belirttiğim gibi Seçim bölgem Balıkesir de  ciddi oranda Engelli Yurttaşımız var.

Bu rakam Balıkesir Valiliğince 138.000 olarak açıklanmıştır. Ancak ne yazık ki sadece 572 engelli yurttaşımıza iş olanağı sağlanmıştır.

Daha yaşanabilir bir Türkiye , Bu “engelli yönetim” anlayışın yıkıldığı bir  ülke dileğiyle, sizler aracılığı ile tekrar Tüm engelli Yurttaşlarımıza selam ve saygılar sunuyor,

Bu önemli haftada en azından bir kısım sorunların çözülmesini diliyorum.”

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

UA-76219985-1