EGE GÜNDEM GAZETESİ

BİR YIL NASIL GEÇTİ?…

BİR YIL NASIL GEÇTİ?…
Serdar TOPRAKTEPE
Serdar TOPRAKTEPE( susurluk10@gmail.com )
1.145 views
06 Ocak 2020 - 12:16

Ustaya sormuşlar, Her şeyi kaybettik ne yapacağız?

Usta cevap vermiş; Çay koyun, yeniden başlıyoruz…

Biz de yeni bir yıla yeni umutlarla yeniden başlıyoruz.

Ama önce geride bıraktığımız yılda neler olmuş, neler yazmışım hatırlayalım…

Yılın ilk aylarına YÖRSAN ile başlamışım.

“YÖRSAN’ın üretimine devam etmesi için bu şehirde yaşayan herkes taşın altına elini sokmalı…YÖRSAN gibi üretim tesislerimizin kapatılmasına vurdumduymaz tavırlarla yaklaşırsak yok olup gideriz.“ demişim.

Bir lokma ekmeğini komşusuyla bölüşen insanların kalmadığını, her şeyin parayla ölçüldüğüpiyasa ekonomisinin varlığını yazmış, “Eğer bu piyasaya emeğinizi, ürününüzü, hizmetinizi sunamıyorsanız, bir üretim kültürünüz yoksa yok olmaya mahkûmsunuz” uyarısında bulunmuşum.

Sonra biraz eskilere götürmüşüm sizi.

Tüccar Ahmet Altunbaş’tan Tatlıcı Ali Akışlı’ya. Gazeteci H. Şadi Kural’dan Kırtasiyeci Halim ve Necdet Kaptan’a, bu şehrin güzel insanlarını…

Bir şekilde hayatımızın hep içinde olan, mahallemizin, şehrimizin ekonomik önderlerinden bize kalan anıları paylaşmışım sizlerle…

Ardındanyerel seçim sürecine girmişiz.

Belediye başkan adaylarımızı daha yakından tanımak adına, bir Soru-Cevap çalışması yapmış, üç hafta boyunca belediye başkan adaylarımızın görüş ve düşüncelerini kendi ifadeleri ile sizlere sunmuşum.

Seçim sonuçlarını da “İnsan odaklı, insanın ön plana çıktığı, insanın değerinin farkına varıldığı değişimler yaşanıyor siyaset alanında…Ve…Bu değişimin farkına varanlar kazanıyor…” diyerek yorumlamışım.

Nisan ayı içinde Susurluk Kitap Fuarını düzenlemişiz.

KelimelerindenSusurluk damlayan, şiirleriyle, romanlarıyla, tarihi belgeleriylebu şehrin, tadını, kokusunu, ruhunu hissettiren, benimde aralarında olduğum 12 Susurluklu yazarın ilk kez biraya geldiğinden bahsetmişim.

Bilmem kaçıncı defa Ziraat Fakültesiistiyoruzdiye seslenmişim bu köşeden…

“Siyasetçisiyle yöneticisiyle şimdi ‘Susurluk’ için bir araya gelmenin,birlik’ olmanın ve harekete geçmenin zamanı…” diyerek şöyle seslenmişim ilgililere;

“İşte Askeriyenin boşalttığı yerler, işte Mühimmat deposunun binaları… Bu bölge, Balıkesir Üniversitesi’ne, Ziraat Fakültesi için veya bir başka fakülte için kullanılmak üzere önerilemez mi? Üniversiteyle temasa geçilip, ‘bu işte biz de varız’ denilemez mi?

Kaybettiklerimizin yerine yenilerini koymanın vakti geldi de geçmiyor mu? Yoksa Körfez bir yandan, Bandırma bir yandan, biz yine arada ‘unutulup’ gitmeye razı mı olacağız?…”

Bazen iç dünyamı açmış, hayallerimi, acılarımı, sevinçlerimi, hatalarımı paylaşmışım sizlerle…

Bazen “düşünceleri değiştirmek için önce düşünmek gerekir” diyerek derin düşüncelere dalmışım.

Elbette hepsi bu kadar değildi.

Yazdıklarım kadar yazamadıklarım da vardı koca bir yılda.

Yorumlarınızla güç kattığınız bu köşede birazsohbet ettik, biraz eskilerden bahsettik…

Ve işte bir yılı daha bitirdik…

Özdemir Asaf’ın dediği gibi;

Hayattayken insanca yaşamayı unutmayın.

Bir bakmışsın saat üç, Bir bakmışsın saat hiç…

Dilerim yarınlarımız bugünlerimizden hayırlı, her şey gönlümüzce olur…

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

UA-76219985-1