Balıkesir Haber Girişi: 08.03.2021 - 00:27, Güncelleme: 01.01.1970 - 02:00

Ayvalık’ta KASAİD’ten 8 Mart açıklaması

 

Ayvalık’ta KASAİD’ten 8 Mart açıklaması

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme Derneği Ayvalık Şube Başkanı Filiz Karayelli, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yazılı bir basın açıklaması yaptı.
Başkan Karayelli yaptığı açıklamada, “Bir 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde daha yine umut ve umutsuzluğun iç içe yaşandığı günlerden geçmekteyiz. Bir yandan toplumumuzun daha çok özgürlük ve daha çok demokrasi talep ettiği; kadın örgütlerinin ise eşit haklar yönünde uygulamalar ve şiddetsiz bir yaşam için mücadele verdiği toplumsal hareketler umut vermektedir. Öte yandan içimizi yakan ülkemizin çeşitli yerlerinde özellikle kadınlara uygulanan şiddet, tecavüz, cinayet ve haksızlıkların ekonomik ve sosyolojik gerçeklerle birleşerek yarattığı umutsuzluk... Geride bıraktığımız yıllarda kadınlar yararına yapılan yasal değişiklikler, çıkarılan genelgeler ve imzalanan sözleşmelerin yarattığı umut ve bu değişikliklerin hayata geçmesini sağlayacak düzenlemelerin gerçekleşmemiş olmasının yarattığı umutsuzluk. Dünya’nın her yerinde olduğu gibi bizde de kültürel muhafazakârlık kadınlar üzerinden hayat buluyor. Kadına yönelik şiddet artarak sürüyorken, yakıcı ve yıkıcı sonuçları toplumsal bir travmaya dönüşmüşken 8 Mart 2021'de ne yazık ki; kadın sorunu kilitlenmiş ve içinden çıkılmaz bir hale getirilmiştir.”ifadelerini kullandı. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’nın 2020 yılında toplam 9 bin 343 çağrı aldığını,  ihbar edilen vakaların yüzde 47.14'ünün fiziksel şiddet, yüzde 33.31'inin psikolojik şiddet, yüzde 11.07'sinin sosyal şiddet, yüzde 4.38'inin ekonomik şiddet ve yüzde 4.11'i cinsel şiddet olduğunu kaydeden Filiz Karayelli, “ Şiddete uğrayan kadın, taciz edilen kadın, tecavüze uğrayan kadın, öldürülen kadın, iş hayatında cam tavanla karşılaşan yine kadın... Bu saldırıların özel adları var: namus, töre, kıskançlık, aşk... Aslında hepsi aynı, hepsi güçten iktidardan uzak tutmaya çalışır kadını. Evdeki kayıtsız gizli emek, üstüne tarlada da gizli emek veren, iş yerinde düşük ücretle çalıştırılan kadın,  karar veren erkek. Hükümet  yüzde 99 erkek, meclis yüzde 86 erkek, yerel yönetimler yüzde 96 erkek, yönetici bürokrat yüzde 99 erkek, ordu yüzde 100 erkek. Bu tabloyu ve rakamları daha da uzatabiliriz. İstenen nedir? Kadın kendini göstermesin. Erkek egemen zihniyetin arkasına gizlensin. İktidar mücadelesi için, savaş için erkek çocuk yetiştirsin. Zekâsını kamu alanında kullanmasın. Yaratıcılığını eve, süse ve '’kadınsı’' faaliyetlerin dışına taşırmasın. Muhalefet etmesin. Güce, yani erkeğe, onun yarattığı geleneğe, onun adaletine, tek başına yaptığı yasaya itaat etsin. Ne yaparsa yapsın, bir adım geride dursun...” dedi. Karayelli açıklamasında, “Ücretli emek piyasasında yer alan kadınların fabrikalardaki grevleri, direnişleri 19 ve 20. yüzyıl boyunca önemli kazanımları tetiklemiş,  kadınlar öncelikle erkeklerin iktidar alanı olan piyasaya girmek, sonrasında piyasada kalmak ve piyasada eşit muamele görmek için mücadele etmişler, pamuk fabrikalarında, dokuma tezgâhlarında, ayakkabı atölyelerinde, maden ocaklarında, eğitim, ulaşım, sağlık sektöründe çalışmaya başlayan kadınlar iş saatlerinin azaltılması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve erkek işçilerle eşit ücret almak başta olmak üzere tüm koşulların “eşitlenmesi” için iş yerlerini ve sokakları işgal etmişlerdir. Bu direniş ve isyan içeren süreç hala devam etmektedir. Kadınlar, son 20-30 yıldır her geçen gün uzmanlaşan örgütleriyle toplantılara, konferanslara, müzakerelere katılıyor, evin dışına çıkıyor, fabrikalarda tarlalarda kamusal alanlarda çalışıyorlar ve siyasette yerlerini alıyorlar.   Karar ve yetki alanlarını erkeklerle yarı yarıya paylaşmak için diyaloğa, yaşatmaya, paylaşmaya, mücadeleye inanıyorlar.   İstiyoruz ki; 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü tüm kadınlara her alanda eşitlik, barış, özgürlük, adalet getirsin.  Kadına yönelik şiddeti yok edecek düzenlemeler, 6284 sayılı yasa ve İstanbul sözleşmeleri rehberliğinde gerçekleştirilsin. Eşit işe eşit ücret, Şiddetsiz bir gelecek, Ekmek ve gül istiyoruz. Eğitimde eşitlik, siyasette eşitlik, emeğimize saygı istiyoruz. Taleplerimiz gerçekleşinceye kadar mücadelemizi sürdürecek ve kazanacağız. Mücadele kazandırır, mücadeleye devam. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde, geçmişte kadın hakları mücadelesinde emek veren ve bu günkü kazanımlarımızda büyük payı olan kadınlarımızı saygı ile anıyoruz.” İfadelerini kullandı. SUAT SALGIN (AYVALIK)  
Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme Derneği Ayvalık Şube Başkanı Filiz Karayelli, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yazılı bir basın açıklaması yaptı.

Başkan Karayelli yaptığı açıklamada, “Bir 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde daha yine umut ve umutsuzluğun iç içe yaşandığı günlerden geçmekteyiz. Bir yandan toplumumuzun daha çok özgürlük ve daha çok demokrasi talep ettiği; kadın örgütlerinin ise eşit haklar yönünde uygulamalar ve şiddetsiz bir yaşam için mücadele verdiği toplumsal hareketler umut vermektedir. Öte yandan içimizi yakan ülkemizin çeşitli yerlerinde özellikle kadınlara uygulanan şiddet, tecavüz, cinayet ve haksızlıkların ekonomik ve sosyolojik gerçeklerle birleşerek yarattığı umutsuzluk... Geride bıraktığımız yıllarda kadınlar yararına yapılan yasal değişiklikler, çıkarılan genelgeler ve imzalanan sözleşmelerin yarattığı umut ve bu değişikliklerin hayata geçmesini sağlayacak düzenlemelerin gerçekleşmemiş olmasının yarattığı umutsuzluk. Dünya’nın her yerinde olduğu gibi bizde de kültürel muhafazakârlık kadınlar üzerinden hayat buluyor. Kadına yönelik şiddet artarak sürüyorken, yakıcı ve yıkıcı sonuçları toplumsal bir travmaya dönüşmüşken 8 Mart 2021'de ne yazık ki; kadın sorunu kilitlenmiş ve içinden çıkılmaz bir hale getirilmiştir.”ifadelerini kullandı.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’nın 2020 yılında toplam 9 bin 343 çağrı aldığını,  ihbar edilen vakaların yüzde 47.14'ünün fiziksel şiddet, yüzde 33.31'inin psikolojik şiddet, yüzde 11.07'sinin sosyal şiddet, yüzde 4.38'inin ekonomik şiddet ve yüzde 4.11'i cinsel şiddet olduğunu kaydeden Filiz Karayelli, “ Şiddete uğrayan kadın, taciz edilen kadın, tecavüze uğrayan kadın, öldürülen kadın, iş hayatında cam tavanla karşılaşan yine kadın... Bu saldırıların özel adları var: namus, töre, kıskançlık, aşk... Aslında hepsi aynı, hepsi güçten iktidardan uzak tutmaya çalışır kadını. Evdeki kayıtsız gizli emek, üstüne tarlada da gizli emek veren, iş yerinde düşük ücretle çalıştırılan kadın,  karar veren erkek. Hükümet  yüzde 99 erkek, meclis yüzde 86 erkek, yerel yönetimler yüzde 96 erkek, yönetici bürokrat yüzde 99 erkek, ordu yüzde 100 erkek. Bu tabloyu ve rakamları daha da uzatabiliriz. İstenen nedir? Kadın kendini göstermesin. Erkek egemen zihniyetin arkasına gizlensin. İktidar mücadelesi için, savaş için erkek çocuk yetiştirsin. Zekâsını kamu alanında kullanmasın. Yaratıcılığını eve, süse ve '’kadınsı’' faaliyetlerin dışına taşırmasın. Muhalefet etmesin. Güce, yani erkeğe, onun yarattığı geleneğe, onun adaletine, tek başına yaptığı yasaya itaat etsin. Ne yaparsa yapsın, bir adım geride dursun...” dedi.

Karayelli açıklamasında, “Ücretli emek piyasasında yer alan kadınların fabrikalardaki grevleri, direnişleri 19 ve 20. yüzyıl boyunca önemli kazanımları tetiklemiş,  kadınlar öncelikle erkeklerin iktidar alanı olan piyasaya girmek, sonrasında piyasada kalmak ve piyasada eşit muamele görmek için mücadele etmişler, pamuk fabrikalarında, dokuma tezgâhlarında, ayakkabı atölyelerinde, maden ocaklarında, eğitim, ulaşım, sağlık sektöründe çalışmaya başlayan kadınlar iş saatlerinin azaltılması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve erkek işçilerle eşit ücret almak başta olmak üzere tüm koşulların “eşitlenmesi” için iş yerlerini ve sokakları işgal etmişlerdir. Bu direniş ve isyan içeren süreç hala devam etmektedir. Kadınlar, son 20-30 yıldır her geçen gün uzmanlaşan örgütleriyle toplantılara, konferanslara, müzakerelere katılıyor, evin dışına çıkıyor, fabrikalarda tarlalarda kamusal alanlarda çalışıyorlar ve siyasette yerlerini alıyorlar.   Karar ve yetki alanlarını erkeklerle yarı yarıya paylaşmak için diyaloğa, yaşatmaya, paylaşmaya, mücadeleye inanıyorlar.   İstiyoruz ki; 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü tüm kadınlara her alanda eşitlik, barış, özgürlük, adalet getirsin.  Kadına yönelik şiddeti yok edecek düzenlemeler, 6284 sayılı yasa ve İstanbul sözleşmeleri rehberliğinde gerçekleştirilsin. Eşit işe eşit ücret, Şiddetsiz bir gelecek, Ekmek ve gül istiyoruz. Eğitimde eşitlik, siyasette eşitlik, emeğimize saygı istiyoruz. Taleplerimiz gerçekleşinceye kadar mücadelemizi sürdürecek ve kazanacağız. Mücadele kazandırır, mücadeleye devam. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde, geçmişte kadın hakları mücadelesinde emek veren ve bu günkü kazanımlarımızda büyük payı olan kadınlarımızı saygı ile anıyoruz.” İfadelerini kullandı.

SUAT SALGIN (AYVALIK)

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egegundem.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.