EGE GÜNDEM GAZETESİ

AYVALIK’TA ÇEVRE GÜNÜNDE BALIK ÇİFTLİKLERİ EYLEMİ

AYVALIK’TA ÇEVRE GÜNÜNDE BALIK ÇİFTLİKLERİ EYLEMİ
806 views
06 Haziran 2016 - 0:48

Ayvalık ilçesinde; 5 Haziran Çevre Günü’nde Ayvalık Tabiat Parkı öncülüğünde ilçede kimin ve hangi bakanlık yada kurumdan izin aldığı belirlenemediği halde kurulmaya başlanılan Balık Çiftlikleri’nin için dev bir yürüyüş gerçekleştirildi.

Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer’in de eşi Turizm İlçe Müdürü Yasemin Gençer ile katıldığı yürüyüş saat 10.30’da Tabiat Parkı Platformu üyeleriyle ilçenin Sahilkent Mahallesindeki sitelerin başkan ve sakinlerinin de katılımıyla başladı.
Öğretmenevi önünde buluşan kalabalık kortej açtıkları pankart ve ellerindeki dövizlerle Ayvalık’ta Balık Çiftlikleri’ni istemediklerini belirterek ilçe merkezindeki Cumhuriyet Meydanı’na yürüyerek ulaştı.
Cumhuriyet Meydanı’nda Ayvalık Tabiat Parkı adına hazırlanan basın açıklamasını seslendiren Platform Sözcüsü Şükrü Kaygısız insanoğlunun hoyratça kullanımı nedeniyle doğanın hızla tahrip olduğuna işaret ederek, “İklimler değişiyor, doğal afetler artıyor, kuraklık ve çölleşme hızla yayılmaya başlıyor, türler yok olmaya devam ediyor. Sonucunda ise susuzluk ve açlık insanların kapısını çalıyor ve bu talanın ilk kurbanları her zamanki gibi en alttakiler oluyor. En yoksul kıtalar, en yoksul ülkeler, en yoksul insanlar. Bergama Ovacık’ta, geçtiğimiz yıl siyanür havuzunda oluşan kaçak sonucu arıtma sistemlerimize gizlice siyanürlü atık verildi. Bunun sonucunda da Ayvalık ve Badavut’ta bulunan iki arıtma sistemi çöktü ve siyanürlü atık sular denizlerimize verildi. Ayvalık’a yakın köylerde demir ve bakır madenciliği ve taş ocaklarının hızla artması sonucu arsenikli su içen köylerin sayısı hızla artmaya başladı. Yıllardır köylüler zehir içtiler. Son zamanlarda yapılan bir iki çeşme arıtması ile sorunu çözmek istiyorlar, oysa bu çözüm değil, köylüler göz göre göre zehirleniyor. Öncelik köprü değil, kanalizasyon ve su olmalıdır! Ayakkabısı delik çocuğa pantolon alarak sorun çözülür mü?” diye sordu.
Kaygısız yaptığı açıklamada, “Kanalizasyon sisteminin yetersizliği sonucu lağımların iç denizimize akması devam ediyor. Çok sayıda yerden lağımlar iç denize ve Edremit Körfezine veriliyor. İç denizimizde ekosistem can çekişiyor. Ayvalık, yazın çeşmelerinden su akmayan, sokaklarından lağım akan, halkı sokaklardan lağım taştığını görmesin diye kanalizasyonunu denize döken, doğru düzgün rögar sistemi olmayan, her yağmurda sokakları göle dönen, denizi lağım kokan bir kente dönüştü. Lağım kokusundan birçok yerde deniz kenarında oturmak imkansız hale geldi. Artık çoğu yerde kirlilikten denize girilmiyor. Turizmin gözdesi bu ilçenin sokaklarından lağım akıyor BASKİ ise bakıyor. Su patlakları bitmek bilmiyor, BASKİ yetişemiyor. Bu sorunları çözmek yerine gösteriş ve rant projelerinde ısrar etmek için, ya kör, ya da art niyetli olmak gerekir. Bir kez daha söylüyoruz: Öncelik Kanalizasyon olmalıdır, öncelik kirliliği ana kaynağından yok etmek olmalıdır. Öncelik su ve iç deniz temizliği olmalıdır. Lağım sularını Edremit körfezine akıtarak sorunu çözmek, çöpünü komşunun bahçesine atarak temiz olduğunu iddia etmek gibi bir şeydir.”dedi.
“AYVALIK’TA BALIK ÇİFTLİKLERİ İSTEMİYORUZ!”
Ayvalık’ta 1. Derece Doğal SİT alanı olan Tabiat Parkı ve Tabiat Parkı etki alanı içerisinde, ayrıca Ayvalık kanalizasyonun denize döküldüğü yerde balık çiftlikleri istemediklerini vurgulayan Şükrü Kaygısız, “ Bu alana balık çiftliği için izin verilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, izin veren kurumların ise bölgenin özelliklerinden haberdar olmadıklarını gördük. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Çevre Kanunu, Milli Parklar Kanunu ve çok sayıda uluslararası sözleşmeye aykırı olarak verilen izinler bir an önce iptal edilmelidir. Halkın yaşamını hiçe sayan, denizi, ekosistemi ve turizmi öldürecek olan balık çiftlikleri bir an önce kaldırılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Kaygısız, balık çiftliklerini neden istemediklerini ise şöyle sıraladı; “Balık Çiftliklerinde dışarı verilen yem ve dışkı gibi artıklarla ortam kimyasal olarak bozulmaktadır. Ortamdaki oksijen azalmakta civar canlılar ve çiftlikteki balıklar ölmekte veya strese sokularak hastalıklara karşı dirençleri azalmaktadır. Zeminde birikim ve kokuşma olmaktadır. İstenmeyen canlı toplulukları ortama yerleşmekte, suyun kalitesi bozulmaktadır. Çiftliklerden kaçan türlerin dış ortamdaki canlıların genlerinde değişiklikler yaratma olasılığı vardır. Farklı ortamlardan çiftliklere getirilen balıklar, türlü hastalıkların taşınmasına katkıda bulunarak bunların kalıcılığını sağlayabilirler. Balık hastalık ve zararlılarına karşı kullanılan ilaç ve kimyasal maddeler civar canlıları ve su kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Yosun temizleme çalışmaları sonucunda oluşan çürüme, zararlı kurtçuk ve larvaların üremesine neden olmaktadır. Balık çiftliklerinin düzensiz dağılımı görüntü kirliliğine neden olmaktadır. Ayrıca düzensiz dağılım sonucunda deniz trafiğinde de sorunlar ortaya çıkabilir. Kültürü yapılan türlerin seçiminde ekonomik değerin en önemli faktör olarak algılanması nedeni ile biyolojik çeşitlilik ilkesine uyulmaması sonucunda doğal dengede bozulmalar meydana gelmektedir. Endemik olmayan türler sistemde ani değişimlere ve çöküşlere neden olabilir. Üretimin ilk aşamalarında doğal kaynaklara aşırı yüklenilmektedir. Seçici üretim sonucunda doğal genetik farklılıklar ortadan kaldırılabilir veya yapay olarak ortaya çıkabilir. Yapay yem ihtiyacının karşılanması amacı ile gıda zincirinin alt tabakalarında aşırı avlanmaya neden olunabilir. Görüldüğü gibi zararları saymakla bitmemektedir.”

AYVALIK BELEDİYE BAŞKANI RAHMİ GENÇER, “BALIK ÇİFTLİKLERİ KURULUYOR AMA BİZİM HABERİMİZ OLMUYOR. BİZ BİLE BUNU BASINDAN ÖĞRENİYORUZ”
Eylemde konuşan Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer ise; insanoğlu olarak dünyayı kirletmek ve sadece para kazanmak adına dünyanın hızla çölleşmeye başladığını kaydederek, “ Bizler balık çiftliklerini istemiyoruz. Halk olarak hep birlikte istemiyoruz. Hiç birimiz istemiyoruz. Bu işin daha vahim tarafı da; Ayvalık’ta bir yerel yönetim olmasına rağmen, ilçemiz sınırları içerisinde balık çiftlikleri kurulacak ve yerel yönetime bile sorulmuyor. Bizde bunu basından öğreniyoruz yada kurulduğu zaman görüyoruz. Yani Ayvalık’ta bir belediye var. O belediyenin bir meclisi var. Ama hiç kimsenin bu balık çiftliklerinin kurulacağından haberi yok” diye konuştu.

AHMET ÜZGEÇ, “BİR RUHSAT ALAN KİŞİ YADA KURUM İZİN ALDIĞI O BÖLGEDE ONLARCA BALIK ÇİFTLİĞİ KURABİLİYOR”
Eylemde konuşan Ayvalık Kent Konseyi Başkanı Ahmet Üzgeç ise; konuyla ilişkin ilgili bakanlıklara yazdıkları yazılarda, söz konusu balık çiftliklerine bu izinleri 6 ayrı kurumun verdiğini belirterek, “Bunlardan ÇED raporu istenmediğini gördük. Balık çiftliklerinin kurulacağı yerlerde bazı tahlillerin yapılması gerekiyor. Bir ay süresince yağıldığı söylenen bu tahlillerde; Balık çiftliklerinin kurulduğu yer Ayvalık’ın kanalizasyonunun aktığı alan olmasına rağmen nedense değerleri yüksek çıkıyor. Çeşitli bakanlıklardan gelen yazılarda kiminde iki, kiminde üç ruhsatın olduğu söyleniyor. Oysa bizler biliyoruz ki; bir ruhsat alan kişi yada kurum izin aldığı o bölgede onlarca balık çiftliği kurabiliyor” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından kalabalık Tabiat Parkı Platformu üyeleriyle vatandaşlar, Dünya Çevre Günü nedeniyle Ayvalık’ın irili ufaklı 22 adasında deniz kıyılarındaki çöpleri temizlemek için büyük bir gezi teknesi ile denize açıldı.

GÜRSEL USLU, “BALIK ÇİFTLİKLERİNE DEĞİL, BU ÇİFTLİKLERİN KURULDUĞU YERE KARŞIYIZ”
Yapılan eylem sonrasında muhabirimize konuşan Balık Çiftliklerinin sınırları içine kurulduğu Şirinkent-Engürü Tatil Sitesi Başkanı Gürsel Uslu, balık çiftliklerine değil, çiftliklerin kurulduğu yere karşı olduklarını belirterek, “Balık çiftlikleri açık denizlere yapılmalıdır. Şu anda yapılan balık çiftlikleri Ayvalık’ın hem denizini hem de turizmini bitirecektir. Bu yüzden biz balık çiftliklerine karşıyız. Anladığımız kadarıyla, Tarım Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı’ndan izinler alınmış ama bunun büyük bir hata olduğuna inanmaktayız. Orman Bakanlığı’nın herhangi bir izinlerden haberi yok. Balık çiftliklerinin kurulduğu yer Ayvalık Tabiat Parkı’nın sınırları içerisinde. Bu alan birinci derece de SİT alanı ve koruma altındaki bir bölge. Bu yüzden de bu balık çiftliklerinin bir an önce kaldırılmasını istiyoruz” diye konuştu.

GÖNÜLLÜ DALGIÇTAN ANLAMI MESAJ
Öte yandan Çevre Günü’nde gönüllü olarak suya dalan usta dalgıç Çetin İşten ise bir çöp konteynırı pisliği denizden çıkardı. Muhabirimize konuşan İşten, “Bu denizi temiz bulduk. Çocuklarımıza temiz bırakalım. Vatandaşlarımızdan ricam; ellerinde yanık sigar bile olsa beni gördüklerinde bana versinler. Çağırsınlar beni o izmariti cebime atsınlar ama lütfen denize atmayın ki yarın bu deniz çocuklarımıza temiz olarak kalsın” dedi.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

UA-76219985-1