Balıkesir Haber Girişi: 05.06.2021 - 14:08, Güncelleme: 05.06.2021 - 14:08

Ayvalıklı kadınlar, “İstanbul Sözleşmesindenz vazgeçmiyoruz”

 

Ayvalıklı kadınlar, “İstanbul Sözleşmesindenz vazgeçmiyoruz”

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, Ayvalık Kadın İnisyatifi üyesi kadınlar ilçe merkezindeki Cumhuriyet Meydanı’nda toplanarak İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceklerini bir kez daha ilan ettiler.
Ayvalık Kent Konseyi Kadın Meclisi üyelerinin de tam destek verdiği Ayvalık Kadın İnisiyatifi Grubu seslendirdikleri basın açıklamasında, kadınların anayasası olarak kabul ettikleri İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediklerini bir kez daha ilan etmek için söz konusu eylemi gerçekleştirdiklerini ifade ettiler. Ayvalık Kadın İnisiyatifi grubu adına Nebahat Dinler ile Edibe Keleş tarafından seslendirilen açıklamada, “Türkiye, bir gece yarısı tek bir imzayla İstanbul Sözleşmesi'nden çekildiğini açıkladı.  1 Temmuz itibariyle de İstanbul Sözleşmesi yürürlükten kaldırılacak. Zaten uygulanmayan, ancak, kadınların can güvenliğinin garantisi olan İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükten kaldırılması, kadına yönelik şiddeti daha da artıracak, şiddet faillerini cesaretlendirecek. Kadınlar, yurdun dört bir yanında hemen her gün haykırıyorlar ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır, İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz’ diye. Ama kulaklar sağır, vicdanlar kör olunca duyulmuyor. Kadınlar hemen her gün canlarıyla bedel ödeyerek gösteriyorlar İstanbul Sözleşmesi’nin hayat kurtaracağını, ama gözler kör, vicdanlar sağır olunca görülmüyor. Kadın cinayetleri hiç hız kesmeden devam ediyor. ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’ haykırışlarımıza kulak tıkayan erkek egemen anlayış, kadınları evde, iş yerinde, sokakta katletmeye devam ediyor.” denildi. Ayvalık’ın Altınova Mahallesi ile Edremit’in Akçay Mahallesi’nde kısa süre önce gerçekleşen kadın cinayetlerine dikkat çekilen açıklamada, “Ayvalık’ın Altınova Mahallesi’nde Birgül; evinde, ayrıldığı eşi tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Üç çocuk annesi Birgül’ü, uykudan uyanan küçük kızı buldu, komşular yetişti ama Birgül kurtarılamadı. Üç çocuk annesi Sibel de 46 yaşında boşandığı erkek tarafından Akçay’da öldürüldü. Birgül’ün ve Sibel’in yaşamını ayrılmak istedikleri erkekler çaldı. Pandemi döneminde kadına yönelik şiddetin yüzde 32 oranında arttığı açıklanıyor. İstanbul Sözleşmesinin yürürlükten kaldırılmasına onay verenler adına konuşan Aile Bakanı Derya Yanık ise bu oranın tolere edilebilir düzeyde olduğunu söylüyor. Biz kadınlar tolere edebileceğiniz sayılardan ibaret değiliz. Bu ülkenin yarısıyız ve İstanbul Sözleşmesi ısrarımızdan asla geri adım atmayacağız.” ifadeleri yer aldı. TBMM Adalet Komisyonunda yeni bir infaz yasası değişikliği görüşüldüğünün hatırlatıldığı açıklamada, “Söz konusu infaz yasası içeriğinde yine çocuk istismarcılarına af teklifi var. İlk olarak 2016 yılında meclise getirilen ve tepkiler üzerine geri çekilen, çocuk cinsel istismarı suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 103. maddesi ile ilgili af girişimi yeniden gündeme getirildi. ‘Aileyi koruma adı altında’ meşrulaştırılmaya çalışılan bu girişimin, asıl niyetinin yasal evlilik yaşının 12’ye kadar indirilmesinin önünü açmak, her yaştan kadınların ve kız çocuklarının tecavüzcüleri ile evlendirilmelerini yasalaştırmak olduğunu biliyoruz.  Bu konunun gündemde tutulması ve her fırsatta TBMM’de çeşitli komisyonlarda ve medyada tartışma konusu yapılması, istismarcıları teşvik etmek, çocuk haklarını ihlal etmektir. Dünyanın birçok ülkesinde, örneğin Bangladeş, Birleşik Arap Emirlikleri, Filistin, Hindistan, Suudi Arabistan, Çad gibi ülkelerde evlilik yaşı 18, Endonezya, Malezya, Filipinler, Papua Yeni Gine, Kamerun gibi ülkelerde 21, Ekvator Ginesi’nde evlilik yaşı 23. ABD’de pek çok eyalette 18 yaş altı evlilik yasaklanmıştır. Türkiye’de ise kız çocuklarının evlendirilme yaşının 12 hatta 9 olabileceği yönündeki propagandalar af yasalarıyla cesaretlendirilmektedir. Çocuk yaşta ve zorla evlendirmeyi meşrulaştırmak isteyenler bilmelidir ki; Türkiye toplumunun yüzde 92’si 18 yaşın altında evlilikleri onaylamıyor. Türkiye’nin yarısı olan biz kadınları dikkate alın, kadınların ve çocukların hayatını siyaset malzemesi yapmaktan derhal vazgeçin. Tüm partilere ve vekillere, hatırlatıyoruz: Sadece kadınlar ve kız çocukları için değil tüm Türkiye’nin geleceği için tarihsel önemde günlerden geçiyoruz.  Hayatlarımız ve haklarımız için gözümüz üzerinizde.” denildi.   8 KADIN 8 AYRI TALEP Ayvalık Kadın İnisyitatifi’nin 8 üyesi kadınlar da; İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediklerini vurgulayarak 8 maddelik taleplerini şöyle sıraladılar; “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz. Çünkü; İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddetin temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliği olduğu kabulüyle başlar ve devletleri bu eşitsizliği gidermekle yükümlü kılar. İstanbul Sözleşmesi, ‘şiddeti’ kadın ve erkek arasındaki eşitsizliğin bir sonucu olarak görür ve eşitliği sağlayacak politikaların geliştirilmesi için yol gösterir. Sözleşmeden vazgeçmek;  kadınların haklarından, eşitlik mücadelesinden vazgeçmesi, erkek egemen zihniyetin hayatlarımıza el koyması demek.  Haklarımızdan, hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz. İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz. Çünkü;  İstanbul Sözleşmesi, devlete, LGBTİ bireyler dahil herkesin şiddete maruz kalmaksızın yaşama hakkının korunması için gerekli olan yasal ve diğer tedbirleri almak yükümlülüğünü getirir. Sözleşmeden vazgeçmek; devletin bu yükümlülükten kurtulması, kadına, çocuğa yönelen şiddetin daha da artması demek. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz. Çünkü; İstanbul Sözleşmesi,  devletlere, devletin tüm mekanizmalarını  işleterek kadınlara ve çocuklara karşı şiddeti ortadan kaldırmak için her türlü tedbiri alma görevini yükler.  Sözleşmeden vazgeçmek; devletin bu görevlerini yerine getirmemesi, kadına yönelen şiddetin daha da artması demek. İstanbul Sözleşmesi Yaşatır.  İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz. Çünkü İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması kadın cinayetlerini önler. Sözleşmeden vazgeçmek; devletin acil önlem almaması, şiddetin çocuklar önünde gerçekleşmesi, kadın cinayetlerinin artması demek. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz.  Çünkü İstanbul Sözleşmesi ısrarlı takip faillerinin cezalandırılmasını sağlar. Kimse, birlikte olmayı reddettiği ya da ayrılmak istediği için şiddete maruz bırakılamaz, öldürülemez. Sözleşmeden vazgeçmek; ceza almayacağından emin olan erkeklerin kadınlara daha fazla şiddet uygulaması, demek.  İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz. Çünkü İstanbul Sözleşmesi, kolluk kuvvetlerine yükümlülüklerini hatırlatır. 7/24 çalışan ücretsiz alo şiddet hattı,  sığınaklar ve cinsel şiddet kriz merkezleri gibi destek mekanizmaları ile şiddete maruz kalan kadınları ve çocukları korur. Sözleşmeden vazgeçmek; şiddete uğrayan kadın ve çocukların yardım alamaması, şiddetin ortasında bırakılmaları demek. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz. Çünkü İstanbul Sözleşmesi, Kadına yönelik şiddetle mücadelede belediyelere de sorumluluk yükler. Nüfusu 100.000'in üzerinde olan sığınak açma zorunluluğu getirir. Sözleşmeden vazgeçmek; belediyeleri bu sorumluluktan kurtarmak, kadın ve çocukları destekten mahrum bırakarak, şiddete teslim etmek demek. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz. Çünkü; İstanbul Sözleşmesi, eşitlikçi aileye giden yoldur. Cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan şiddeti önlemeyi,  ev içinde kadına; çocuğa yönelik şiddete müdahale görevini devlete verir. Devlete, özel alana girme yetki ve görevi yükleyerek, ataerkil pazarlığı bozar. Sözleşmeden vazgeçmek; ‘aile yıkılıyor’ diye haykıranların eril hegemonyayı, kadın ve çocuğa uyguladığı şiddeti görünmez kılmak demek.” SUAT SALGIN (AYVALIK)
Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, Ayvalık Kadın İnisyatifi üyesi kadınlar ilçe merkezindeki Cumhuriyet Meydanı’nda toplanarak İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceklerini bir kez daha ilan ettiler.

Ayvalık Kent Konseyi Kadın Meclisi üyelerinin de tam destek verdiği Ayvalık Kadın İnisiyatifi Grubu seslendirdikleri basın açıklamasında, kadınların anayasası olarak kabul ettikleri İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediklerini bir kez daha ilan etmek için söz konusu eylemi gerçekleştirdiklerini ifade ettiler.

Ayvalık Kadın İnisiyatifi grubu adına Nebahat Dinler ile Edibe Keleş tarafından seslendirilen açıklamada, “Türkiye, bir gece yarısı tek bir imzayla İstanbul Sözleşmesi'nden çekildiğini açıkladı.  1 Temmuz itibariyle de İstanbul Sözleşmesi yürürlükten kaldırılacak. Zaten uygulanmayan, ancak, kadınların can güvenliğinin garantisi olan İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükten kaldırılması, kadına yönelik şiddeti daha da artıracak, şiddet faillerini cesaretlendirecek. Kadınlar, yurdun dört bir yanında hemen her gün haykırıyorlar ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır, İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz’ diye. Ama kulaklar sağır, vicdanlar kör olunca duyulmuyor. Kadınlar hemen her gün canlarıyla bedel ödeyerek gösteriyorlar İstanbul Sözleşmesi’nin hayat kurtaracağını, ama gözler kör, vicdanlar sağır olunca görülmüyor. Kadın cinayetleri hiç hız kesmeden devam ediyor. ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’ haykırışlarımıza kulak tıkayan erkek egemen anlayış, kadınları evde, iş yerinde, sokakta katletmeye devam ediyor.” denildi.

Ayvalık’ın Altınova Mahallesi ile Edremit’in Akçay Mahallesi’nde kısa süre önce gerçekleşen kadın cinayetlerine dikkat çekilen açıklamada, “Ayvalık’ın Altınova Mahallesi’nde Birgül; evinde, ayrıldığı eşi tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Üç çocuk annesi Birgül’ü, uykudan uyanan küçük kızı buldu, komşular yetişti ama Birgül kurtarılamadı. Üç çocuk annesi Sibel de 46 yaşında boşandığı erkek tarafından Akçay’da öldürüldü. Birgül’ün ve Sibel’in yaşamını ayrılmak istedikleri erkekler çaldı. Pandemi döneminde kadına yönelik şiddetin yüzde 32 oranında arttığı açıklanıyor. İstanbul Sözleşmesinin yürürlükten kaldırılmasına onay verenler adına konuşan Aile Bakanı Derya Yanık ise bu oranın tolere edilebilir düzeyde olduğunu söylüyor. Biz kadınlar tolere edebileceğiniz sayılardan ibaret değiliz. Bu ülkenin yarısıyız ve İstanbul Sözleşmesi ısrarımızdan asla geri adım atmayacağız.” ifadeleri yer aldı.

TBMM Adalet Komisyonunda yeni bir infaz yasası değişikliği görüşüldüğünün hatırlatıldığı açıklamada, “Söz konusu infaz yasası içeriğinde yine çocuk istismarcılarına af teklifi var. İlk olarak 2016 yılında meclise getirilen ve tepkiler üzerine geri çekilen, çocuk cinsel istismarı suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 103. maddesi ile ilgili af girişimi yeniden gündeme getirildi. ‘Aileyi koruma adı altında’ meşrulaştırılmaya çalışılan bu girişimin, asıl niyetinin yasal evlilik yaşının 12’ye kadar indirilmesinin önünü açmak, her yaştan kadınların ve kız çocuklarının tecavüzcüleri ile evlendirilmelerini yasalaştırmak olduğunu biliyoruz.  Bu konunun gündemde tutulması ve her fırsatta TBMM’de çeşitli komisyonlarda ve medyada tartışma konusu yapılması, istismarcıları teşvik etmek, çocuk haklarını ihlal etmektir. Dünyanın birçok ülkesinde, örneğin Bangladeş, Birleşik Arap Emirlikleri, Filistin, Hindistan, Suudi Arabistan, Çad gibi ülkelerde evlilik yaşı 18, Endonezya, Malezya, Filipinler, Papua Yeni Gine, Kamerun gibi ülkelerde 21, Ekvator Ginesi’nde evlilik yaşı 23. ABD’de pek çok eyalette 18 yaş altı evlilik yasaklanmıştır. Türkiye’de ise kız çocuklarının evlendirilme yaşının 12 hatta 9 olabileceği yönündeki propagandalar af yasalarıyla cesaretlendirilmektedir. Çocuk yaşta ve zorla evlendirmeyi meşrulaştırmak isteyenler bilmelidir ki; Türkiye toplumunun yüzde 92’si 18 yaşın altında evlilikleri onaylamıyor. Türkiye’nin yarısı olan biz kadınları dikkate alın, kadınların ve çocukların hayatını siyaset malzemesi yapmaktan derhal vazgeçin. Tüm partilere ve vekillere, hatırlatıyoruz: Sadece kadınlar ve kız çocukları için değil tüm Türkiye’nin geleceği için tarihsel önemde günlerden geçiyoruz.  Hayatlarımız ve haklarımız için gözümüz üzerinizde.” denildi.

 

8 KADIN 8 AYRI TALEP

Ayvalık Kadın İnisyitatifi’nin 8 üyesi kadınlar da; İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediklerini vurgulayarak 8 maddelik taleplerini şöyle sıraladılar;

“İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz. Çünkü; İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddetin temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliği olduğu kabulüyle başlar ve devletleri bu eşitsizliği gidermekle yükümlü kılar. İstanbul Sözleşmesi, ‘şiddeti’ kadın ve erkek arasındaki eşitsizliğin bir sonucu olarak görür ve eşitliği sağlayacak politikaların geliştirilmesi için yol gösterir. Sözleşmeden vazgeçmek;  kadınların haklarından, eşitlik mücadelesinden vazgeçmesi, erkek egemen zihniyetin hayatlarımıza el koyması demek.

 Haklarımızdan, hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz. İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz. Çünkü;  İstanbul Sözleşmesi, devlete, LGBTİ bireyler dahil herkesin şiddete maruz kalmaksızın yaşama hakkının korunması için gerekli olan yasal ve diğer tedbirleri almak yükümlülüğünü getirir. Sözleşmeden vazgeçmek; devletin bu yükümlülükten kurtulması, kadına, çocuğa yönelen şiddetin daha da artması demek.

İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz. Çünkü; İstanbul Sözleşmesi,  devletlere, devletin tüm mekanizmalarını  işleterek kadınlara ve çocuklara karşı şiddeti ortadan kaldırmak için her türlü tedbiri alma görevini yükler.  Sözleşmeden vazgeçmek; devletin bu görevlerini yerine getirmemesi, kadına yönelen şiddetin daha da artması demek. İstanbul Sözleşmesi Yaşatır.

 İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz. Çünkü İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması kadın cinayetlerini önler. Sözleşmeden vazgeçmek; devletin acil önlem almaması, şiddetin çocuklar önünde gerçekleşmesi, kadın cinayetlerinin artması demek.

İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz.  Çünkü İstanbul Sözleşmesi ısrarlı takip faillerinin cezalandırılmasını sağlar. Kimse, birlikte olmayı reddettiği ya da ayrılmak istediği için şiddete maruz bırakılamaz, öldürülemez. Sözleşmeden vazgeçmek; ceza almayacağından emin olan erkeklerin kadınlara daha fazla şiddet uygulaması, demek.

 İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz. Çünkü İstanbul Sözleşmesi, kolluk kuvvetlerine yükümlülüklerini hatırlatır. 7/24 çalışan ücretsiz alo şiddet hattı,  sığınaklar ve cinsel şiddet kriz merkezleri gibi destek mekanizmaları ile şiddete maruz kalan kadınları ve çocukları korur. Sözleşmeden vazgeçmek; şiddete uğrayan kadın ve çocukların yardım alamaması, şiddetin ortasında bırakılmaları demek.

İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz. Çünkü İstanbul Sözleşmesi, Kadına yönelik şiddetle mücadelede belediyelere de sorumluluk yükler. Nüfusu 100.000'in üzerinde olan sığınak açma zorunluluğu getirir. Sözleşmeden vazgeçmek; belediyeleri bu sorumluluktan kurtarmak, kadın ve çocukları destekten mahrum bırakarak, şiddete teslim etmek demek.

İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz. Çünkü; İstanbul Sözleşmesi, eşitlikçi aileye giden yoldur. Cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan şiddeti önlemeyi,  ev içinde kadına; çocuğa yönelik şiddete müdahale görevini devlete verir. Devlete, özel alana girme yetki ve görevi yükleyerek, ataerkil pazarlığı bozar. Sözleşmeden vazgeçmek; ‘aile yıkılıyor’ diye haykıranların eril hegemonyayı, kadın ve çocuğa uyguladığı şiddeti görünmez kılmak demek.”

SUAT SALGIN (AYVALIK)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egegundem.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.