EGE GÜNDEM GAZETESİ

UĞUR MUMCU…

UĞUR MUMCU…
SUAT SALGIN
SUAT SALGIN( suatsalgin@gmail.com )
548 views
26 Ocak 2017 - 12:18

Her geldiğinde halimi hatırımı sormadan geçmezdi.
O yıllar işlettiğim büfemin de en saygın müşterisiydi.
Ben kendisini pek tanımıyordum. Ama o benim güncel hayattaki diksiyonumu çok beğeniyor ve mutlaka köşe yazısı yazmam halinde iyi yazar olabileceğimi savunuyordu.
Sonrasında benden örnek bir köşe yazısı yazmamı istedi.
Her gelişinde de yazıyı yazıp-yazmadığımı sorar oldu.
Birkaç kez çeşitli bahanelerle yazamadığımı söylediğim halde, O hala ısrarcıydı.
Derken bir gün ‘ayıp olmasın diye’ bir köşe yazısı yazıp, kendisine verdim.
Gülümsedi ve vedalaştık.
Birkaç hafta sonra telefonla aradı.
‘Koş hemen bir Cumhuriyet Gazetesi al’ dedi.
Telefonun ucundaki heyecanlı sesin söylediğini yaptım; gittim ve gazeteyi aldım.
Gazetenin sayfalarını çevirdiğimde; ‘Gözlem’ adlı köşesinde benim yazdığım yazıyı gördüm.
Tuhaf duygulara kapılmıştım. Tarifi yoktu o anki hislerimin…
Böyle başlamıştı gazetecilik serüvenim.
Cumhuriyet Gazetesi’nde Uğur Mumcu’nun ‘Gözlem’ adını taşıyan köşesinde yayınladığı kısacık yazımla ‘gazetecilik’ tozunu artık yutmuştum.
Ama yazımın yayınlanmasından birkaç ay sonra da O; Ankara’daki evinin önünde hunharca bir saldırı sonucunda hayatını kaybetmişti…
Şimdi tam 24 yıldır her 24 Ocak’ta bu mesleğin duayeni olan ve beni de bu şerefli mesleğe adeta tutup koyan Uğur Mumcu’yu böylesi derin bir hüzünle anıyorum.
Tıpkı O’nun sevdalısı olduğu Türk Milleti’nin kendisini bu karanlık günde her zaman aynı hüzünle andığı gibi…
Bu yıl da öyle oldu.
Yine bir 24 Ocak’ta; Ayvalık’taki evinin balkonundan sanki kendisini anmaya gelenleri, o anlamı tebessümüyle selamlar gibiydi.
Aradan 24 yıl geçti ama halen daha Uğur ağabeyin, katilleri aramızda dolaşıyor.
Hem de sanki ‘hiçbir şey olmamış’ gibi.
Ben umutluyum.
Mutlaka bir gün Uğur ağabeyi katledenler, cezalarını çekeceklerdir.
Ama merak ediyorum; eğer 24 Ocak 2003 yılında o hunharca saldırı yaşanmasaydı ve Uğur ağabey bugün yine aramızda bulunsaydı, bugün kendisine ‘Kemalistim’ diyen; savunduklarıyla, yaşam tarzları örtüşmeyen, salon sosyalistleri hakkında acaba neler derdi? Ne düşünürdü?
Tabi ki bunu söylerken; Atatürk ilke ve devrimlerine gönülden bağlı olanları ve gerçek halkçıları bu güruhtan ayrı tuttuğumu da özellikle belirtmek isterim…
24 yıl öncesinde günümüz Türkiye’sini bu kadar açık ve net anlatan ve her yazısında da halkını bu konuda uyaran Sevgili Uğur ağabeyim; ruhun şad olsun.
Keşke günümüzde senin gibi gerçek gazeteci ve yazarlar görev başında olsaydı.
Yerin doldurulmuyor be ağabey…

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

UA-76219985-1