EGE GÜNDEM GAZETESİ

Yaşayan Son İp Canbazı Türkiye’de Bir Sirk Okulunun Açılmasını İstiyor

Yaşayan Son İp Canbazı Türkiye’de Bir Sirk Okulunun Açılmasını İstiyor
33 views
10 Ocak 2017 - 10:48

67 yaşında, ömrünün 51 yılını ip üstünde canbazlık yaparak geçiren ve Türkiye’nin yaşayan en son ip canbazı olarak tanımlanan Özdemir Turan; 4 bin yıllık Türk geleneği olan ip canbazlığının gelecek kuşaklara aktarılmasını istiyor. Bunun için geçmişte 6 ayrı Kültür ve Turizm Bakanına Türkiye’de bir sirk okulunun açılmasını öneren Turan, kendisi hayattayken bu hayalinin gerçekleşmesi için adeta yanıp tutuşuyor.

Geçtiğimiz hafta sonu 2 gün süresince 4’er seansla Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde başta çocuklar olmak üzere ilçe sakinlerini sirk heyecanıyla buluşturan Türkiye’nin ilk sirki Avrasya Sirki’nde yarım asırı aşkın bir süredir ip canbazlığı ve illüzyonistlik yapan Özdemir Turan, yaptığı mesleğin Türk Dil Kurumu tarafından ‘Cambaz’ olarak anılmasına karşın doğrusunun ‘Canbaz’ olduğunu savunuyor.
Asıl mesleği Diş Hekimi olan iki ayrı evlilikten 4 çocuk sahibi Özdemir Turan, Türk canbazlığının UNESCO tarafından “İnsan Odaklı Kültür Mirası” kapsamına alınmasından da son derece memnun.
İp üstünde ölmeyi hayal eden Özdemir Turan, kendisinden sonra ip canbazlığını sürdürebilecek bir çırak yetiştirmeye çalıştığını ancak henüz bu çırağının istediği koşullara sahip profesyonel bir canbaz olmadığını belirtiyor.
Haliç’i boydan boya bisikletle geçerek yavaş yavaş jubilesini yapmak istediğini anlatan Turan’ın en büyük isteği ise mutlaka ama mutlaka bir Türk Geleneği olan ip canbazlığının da öğretildiği bir sirk okulunun açılabilmesi…
Orta Asya’dan gelip, Anadolu’dan tüm dünyaya yayılan ip canbazlığın halen daha ilk günkü heyecanla sürdüren Turan, gösterilerinde unutulmaz ip canbazı ustaları; Yakubi, Bergüzar Korel’in dedesi Osman Darcan, Tibilli İbrahim, Ortaköylü canbaz Cemil, İzmirli Arnavut Ali’nin en tehlikeli numaralarını korkusuzca sergilemesiyle de yürekleri ağza getiriyor.
Muhabirimize açıklamalarda bulunan Özdemir Turan, “Türkiye’nin yaşayan son tel canbazı unvanını istemeyerek de olsa sürdürüyorum. Çünkü; keşke bu meslekte dünyaca ünlü Türk ustaların çoğu hayatta olsaydılar da, bende onların çırağı olarak kalsaydım. Bu yüzden ‘istemeyerek’ diyorum. O ustaların tamamı bu dünyadan göçüp gittiler. Ne mutlu bana ki, o ustaların 5-10 tanesiyle birlikte çalışma imkanı bulabildim. Ama bu ustalar 5-10 taneden ibaret değillerdi. Yüzlerce, binlerce denilecek kadar canbaz vardı Türkiye’de. Benim dönemimde bin tane olmasa bile, benim ustalarım döneminde bin tane kadar vardılar. Bunu da Evliya Çelebi’nin Seyyahatname’sinden biliyorum” dedi.
İlk ustasının’Farabi’ olarak da bilinen Selanikli canbaz Selim Öktülmüş olduğunu ifade eden Özdemir Turan, “Ben, Farabi’nin yanından yıllarca çıraklık yaptım. O’nun yanında gezerken, Muğla’nın Dalaman Ovası’nda ki Ortaca’ya geldik. Ortaca’da bir Muğla’lı canbaz Yakubi’nin gösteri yaptığını gördüm. Onların gösterilerini izledim. Çıraklığım da dahil bu meslekte 51 yılımı doldurdum. Ama sona vermeyeceğim. Ömrümün son anına kadar bu meslekte olmak istiyorum. Hatta canım manejde (gergin ip) çıkmasını isterim. Bu sanat UNESCO tarafından İnsan Odaklı Dünya Kültür Mirası kapsamına alınmıştır ve Türkiye’de bu sanatın profesyonel tek temsilcisi benim. Ben bir çırak da yetiştirdim ama çırağım halen profesyonel olamadı. O yüzden de tam bir profesyonel bir çırak yetiştirene kadar Allah benim canımı almasın” ifadelerini kullandı.
İp cambazlığının Türklerin en büyük geleneklerinden biri olduğunu hatırlatan Özdemir Turan, “Dünya’nın hiçbir yerinde ne bir sirk, nede sirk akademisi yokken bizde bu sanat vardı. Bugün dünyanın birçok ülkesinde devlet tarafından sirkler kuruluyor ve bununla paralel olarak da sirk akademileri kuruluyor, bu akademilerde o sirkler için sanatçılar yetiştiriliyor. Ama ne yazıkki ülkemizde biz bu gibi bir desteği hiçbir şekilde bulamadık. Ben bugüne kadar 6 Kültür ve Turizm Bakanına, bu sanatın son temsilcisi olduğumu ve bu sanat için destek beklediğimi söyledim. Ama sonuç alamadım” diye hayıflandı.
Türkiye’nin ilk sirki Avrasya Sirki’nin kurucusu ve Sanat Yönetmeni Servet Yalçın ise; “Dr. Özdemir Turan yarım asırlık mesleki hayatı boyunca, tüm Türkiye’yiz uzunca bir süre gezdikten sonra Avrasya Sirki’nde gösterilerini sürdürüyor. Amacımız; biz Türklere ait olan ve 4 bin yıllık bir geçmişi olan bu önemli kültürel mirası genç kuşaklara sevdirebilmektir” dedi.
Dr. Özdemir Turan’ın ip canbazlığında mesleğinin en tepesinde olduğunu vurgulayan Yalçın, “Tabi onun için de önemli olan bu sanatı gelecek kuşaklara aktarabilmesidir. Türkiye’de bir sirk okuluna ihtiyaç var. Bu konuda; devletin ilgili kurumlarının bunu dikkate alması lazım. Çünkü bize ait olan kültürel mirasımızın, bizim ezgilerimizle yaygınlaştığını görüyoruz. 17. Yüzyıllarda, henüz daha dünyanın hiçbir yerinde sirk yokken, Osmanlı’nın başkenti İstanbul’da tüm dünyaya bu sanatı götürenler bizim sanatçılarımızdı. O dönemlerde 3 binden fazla akrobat ve ip canbazı tüm dünyayı gezerken bugün ne yazıkki bugün bu sayı birkaç kişiyi geçmiyor. Bu durumun dikkate alınması lazım. Geleneksel Türk Seyirlik Sanatlarının modernize edilerek, yeni ve daha büyük sirklerin ve sirk okullarının kurulması gerekiyor. Bu konuda sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı değil; Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Milli Eğitim Bakanlığı, özellikle de yerel yönetimlerin bu konuda yapacakları çok şeyler var. Örneğin; İstanbul gibi mega bir dünya kentinde kalıcı bir sirk yok. Oysa olması gerekiyor. Bizim en önemli amaçlarımızdan biri de Türkiye’nin kalbi olan ve her gün binlerce insanın gelebileceği İstanbul’da kalıcı bir sirkin kurulmasıdır” diye konuştu. SUAT SALGIN

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

UA-76219985-1