25 Nisan 2019 Perşembe, 11:38
MELİSA GÖNEN
MELİSA GÖNEN mel8279.gonen@gmail.com Tüm Yazılar

SİZİ İZLEYEN BİRİ VAR

Evimize göre dış dünya sayılan o yerden –okuldan, iş yerinden ,alışveriş merkezinden-ne çok şeyi taşıyoruz beraberimizde. Mıknatıs mıyız ki biz ?Nasıl oluyor da bizim için dış dünya olan yerlerden ve onun içindeki, etrafındaki kişilerden böylesine etkileniyoruz ? Buna sebep olan şey insanlığı ve toplumu oluşturan yegane güçten kaynağını alıyor :İletişimden. Evimizden dışarı adım attığımız o andan itibaren fark etmesek de yürüyen ayna oluveriyoruz. Evet ,komşularımızda ,iş arkadaşlarımızda ,akrabalarımızda birer ayna. Bu gizemli nesnenin bizlere gerçekleri gösterdiğini ve bir şeyleri yansıttığını anlayabiliyoruz .Ancak dünyada iletişim ağının bizleri sarmaladığı gerçeğinin yanında bir gerçek daha var: Bu karmaşık iletişim ağında daha çok ışığa ve dolayısıyla doğru yansıtıcılara ihtiyacı olan birileri var. Çocuklar !
Çocuklar meraklıdır ,her yerde dikkatli bakışlarıyla fark edersiniz onları. Her yerde ,demiştim. O halde sizi bir sahafa davet ediyorum.Sizi kelimelerim aracılığıyla davet etmiş olduğum bu sahaf öyle bir yer ki aklı bir karış havada deyimini tam anlamıyla karşılıyor. Küçücük dükkana binlerce kitap sığmış ,attığınız her adımda kitaplar çıkıyor yolunuzun üzerine …O bir haşarı çocuk gibi kural nedir bilmeden oraya buraya dağılmış kitaplarıyla ,yılların izini üzerinde taşıyan dergileriyle sizin görmezden gelemeyeceğiniz bir yer .Aklınızda küçük, sevimli ve dağınık bir yer canlanmış olmalı. O halde yine bu küçük dükkanda olduğum bir günü ve o gün orada aklıma gelen soruları aldığım yanıtlarla birlikte sizlerle paylaşabilirim.
Sıra sıra uzanmış ve benden epeyce uzun olan raflar arasında dolaşırken çocukların burada benim yerimde ve kararsızlık içinde kalıp kitapların arasında dolaştığını hayal ettim.Bu düşüncelerim sonrasında sahafa, çocukların kitap seçerken ailelerin nasıl davranması gerektiğini ,sordum . Bana çocukların kitap seçerken aileleri tarafından yönlendirildiğini ancak bunun çocukların isteklerini ve ilgi alanlarını belirlemede bir engel oluşturacağını söyledi. Buraya gelen ailelere çocuklarının seçimlerine saygı duymalarını tavsiye ediyormuş. Bunun üzerine bir soru daha yönelttim. Ailelerin çocukları üzerine en büyük isteklerinden olan kitap okuma alışkanlığının nasıl kazandırılabileceğini sordum .Karşımdaki kişi söylediği sözlerle büyük bir aynaya dönüştü ; aynanın yaptığı görevi sözcükleriyle yaptı ve görmezden geldiğimiz gerçeği kelimeleriyle yansıttı.Söylediği sözler,bir çocuğun kitap okuması için sevdiği kitaplardan önce ayna görevi görecek aileye ihtiyacı olduğunu işaret edecek tasvire sahipti.
Bazı şeyler ufacık sözlerden büyük anlamlar giyinerek ortaya çıkar ve apaçık bir şekilde aklınıza yerleşiverir. Toprağa attığınız bir tohum gibi yağmuru beklemeden aceleyle büyümeye koyulur. Söylemek istediğim : Ogün üzerinize yapışan şeyleri ailenizin küçük üyelerine yansıtmak yerine, en azından bir saatinizi hem kendiniz için hem de onların daha iyi bir geleceğe sahip olması için ayna olmaya ayırın. Bu gizemli nesnenin özelliklerini benimsedikçe hem gerçeklerle yüzleşeceğiz hem de okudukça daha çok güneş ışığı yansıtacağız. Unutmayın ki orada bir yerlerde sizi örnek alarak büyüyen geleceğin büyükleri var !
Melisa Gönen

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2016 Powered by MOYWEB