EGE GÜNDEM GAZETESİ

DİL BALIKLARI…

DİL BALIKLARI…
Serdar TOPRAKTEPE
Serdar TOPRAKTEPE( susurluk10@gmail.com )
16 views
04 Şubat 2019 - 16:36

 

 

Dil balığını görmüş veya duymuşsunuzdur.

Yine de kısa bir bilgi vereyim.

‘Genellikle 30-40 metre derinliklerde çamur ve kumlu zeminlerde yaşayan, uzunlukları 30-50 cm arasında, ağırlıklarıysa 300-600 gr arasında olup, tavası ve şişi çok güzel olduğu söylenen, etrafa balık kokusu yaymayan, yatsı bir balık türü…’

Ülkemizin bütün denizlerinde bol miktarda bulunuyormuş.

Bizim buralarda pek tüketimi olmuyor sanırım.

Balıkçı Seçkin’e sordum, o da bu balığın “yeterince bilinmediğini o yüzden her zaman getirmediklerini” söyledi.

 

Dil balığı hakkındaki bu bilgilerden sonra bir önemli ayrıntı daha.

Bu balığın gözleri sadece bir yanındaymış.

Balık yumurtadan ilk kez çıktığında gözler vücudun iki yanındayken, daha sonra başkalaşım geçirmeye başlayarak, balığın bir tarafındaki göz diğer tarafa kaymaya başlıyormuş.

Yani balığın bir yanında iki gözü var, diğer yanında hiçbir şey yok…

 

Şimdi bu dil balığı konusu da nerden çıktı diyorsunuzdur.

Tamam, söylüyorum.

Ama konuya geçmeden önce bir de fıkra anlatayım;

Köyün çobanına sormuşlar; “Çok paran olsa ne yapardın?”

-Soğanın cücüğünü yerdim.

Yanındaki çobana sormuşlar; “Sen ne yapardın?”

–Bana bir şey bırakmadı ki…

 

İşimiz para… Gücümüz para… Derdimiz para…

Bizler de dil balıklaşma sürecindeyiz.

Dil balıkları gibi ağzımız yüzümüz yerinde duruyor ama “gözlerimiz” yer değiştirdi.

Artık sadece bir tek şey görüyor; Para!

Dört bir yanımızı gözlemlemek yerine bakışlarımız artık tek bir boyutu, “parayı” algılayabiliyor.

 

Çevremizde yaşanan acılardan, üzüntülerden biten hayatlardan kime ne…

Bir elinde ekmek, diğer elinde ilaç götüren insanlara sıkılan kurşunlardan kime ne…

Savaştan kaçanlar için –aman bize gelmesinler- diyebilecek kadar acımasızlaşabildik sonunda.

Tek şey para, çok para, daha fazla para kazanmak oldu hayatımızda…

Parayı görüyoruz sadece, başka şeyleri görmek işimize gelmiyor.

Vicdanlarımız sadece paraya duyarlı.

Arkadaşlıklarımız, dostluklarımız ve hatta akrabalıklarımız bile paraya odaklı.

Para bitince onlar da bitiyor.

Yalnızca alınabilecek, ele geçirilebilecek ve sahip olunabilecek şeylere odaklandık.

“Para her kapıyı açar diyenlerin para için çalmayacakları kapı yoktur” demiş bir düşünür.

Kimin umurunda…

Her şeyi maddiyatla ölçer hale geldik.

Daha ötesi yok bizim için.

Çıkarlarımız uğruna en yakınlarımızı bile harcamaktan çekinmiyoruz.

Hayatı sadece maddiyata indirdik manevi değerlerimizi yok ederek.
Para uğruna yok ettiklerimizi bir düşünün isterseniz.

“Dostluklarımızı” yok ediyoruz…

“Vicdanımızı” yok ediyoruz…

“İnsanlığımızı” yok ediyoruz…

Kısacası…

Başkalaşım geçiriyoruz tıpkı “dil balıkları” gibi…

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

UA-76219985-1