02 Ekim 2018 Salı, 13:18
SAFFET NAYIR
SAFFET NAYIR saffet.nayir@gmail.com Tüm Yazılar

Ayfon’umu geri ver…

Boşuna mı kırdık güzelim telefonları? Evet maalesef boşunaymış..Bak şimdi dost olduk Amerikayla..Oysa ne kadar da mutluyduk bundan bir ay önce.Kimimiz telefonları kırar,kimimiz dolar yakar hatta burnumuzu silerdik.
Akşamları fener alayları düzenler abd yi protesto ederdik.Hatta yollayın şu hadsiz abd ye iki füze diyenimiz bile oldu.
Sonuç…Her zamanki gibi fiyasko.Döndük dolaştık Ekonomiyi Amerikalı Mc Kinsey teslim ettik.
Ben olsam bizim Kinsey’in yerine sen misin benim devletimin para birimini protesto eden.Sen misin benim Telefonumu kıran fırsat bu fırsat der basarım zamları…Zaten basıyor da…
Reis baktı gördü damat bu işi kıvıramıyor.Çekil kenara dedi.Gitti parasıyla en çok borçlandığımız abd ye teslim ediverdi ekonomiyi.Gerçi damada biraz ayıp olmadı değil ama olacak o kadar.
Farkındaysanız son bir haftadır dolar düşüyor..Peki yapılan zamlar düşüyor mu? Tam tersi artarak devam ediyor.Çünkü ödenecek bir tır dolusu borç var hem de Dolarla..Kimden çıkacak? Senden benden tabi ki.
Demek ki neymiş? Ona buna heyt höyt demekle bu işler düzelmiyomuş.
Son 3 ayda onlarca şirket battı ve batmaya devam ediyor.Ne demek bu binlerce işsiz sokaklara dökülecek demektir.İşsiz ve aç.
Ey Mc Kinsey…Gel biz ettik sen etme..Acı bize.Bakma sen bize. Biz dolduruşa gelmeyi pek severiz.Asarız keseriz.Sonrada sıkıyı gördük mü biz ettik sen etme modu’na gireriz.
Gel de İMF yi arama..Ama adı çıkmış bir kere 9 a inmez sekize…Oysa ekonominin batırıldığı bu kritik dönemde iktidar IMF’nin kapısını çalsa, hemen bir ekonomik plan hazırlansa ve yürürlüğe girse, plan disiplinli biçimde uygulansa ve kısa bir süre sonra istenen istikrar sağlanabilse Türkiye’nin dış borçlanma kredisi yine yükselir ve hayat normale dönebilir.
Ama iktidar bunu yapamaz.
Bir anlamda kendi yarattığı algı nedeniyle kapı kapı yalvarma heyetlerini gezdirdiğini gizlemek ve sanki dünyaya kafa tutuyor gibi görünmek zorunda kalır, tam da şu anda yaptığı gibi.Bu aslında “örtülü bir IMF programı” başka bir şey değil..
Mc Kinsey anlaşması ile IMF’nin kapısına gidilmez ama IMF tipi bir ekonomik program belirlenir, disiplinli biçimde bu uygulanır.
Gerekenler yapıldıktan sonra IMF’den kredi derecelendirme kuruluşlarına el altından “tamam Türkiye düze çıkıyor” mesajı vermesi “rica” edilir.
Ekonomi düzelmece düzelecek ama bizi de ezip geçecek.Zaten zam dan başka formül yok..Ne diyelim kendimiz ettik kendimiz bulduk…
Her şeyin bedeli varsa gönüllü yoldan çıkmanın bedeli de var…
Hani telefon kıran salaklar varya,Şimdi hepsi gidip salaklar derneğine üye olsunlar.Örgütlü olunca salaklık fazla hissedilmez…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2016 Powered by MOYWEB