Zeytin sineği zararlısına incir ağaçlı koruma

11 Eylül 2018 Salı, 08:20

 

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; zeytin ağaçlarıyla, zeytin meyvesinin en büyük düşmanlarından biri olan zeytin sineği ile mücadelede eski dönemlerdeki gibi incir ağacından faydalanmanın önemine işaret edildi.

SUAT SALGIN (AYVALIK)
Ayvalık’ın Altınova Mahallesi’nde Onursel Zeytincilik’in sahibi, UZZK (Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi) ile Türkiye Zeytin Dostu Derneği’nin yönetim kurulu üyesi ve Köy TV’de “Zeytin’in Dostu” programının yapımcısı ve sunucusu Hüseyin Bozkurt, zeytin sineğinin yoğunlaşmasını; geçmişte her zeytin bahçesinde çok sayıda bulunan incir ağaçlarının günümüzde ‘işe yaramaz’ düşüncesiyle kesilip, bahçelerden atılması olduğunu savundu.

Kuran-ı Kerim’de zeytin ve incir ağacı bağlantısı
Kuran-ı Kerim’in 95. ayetindeki Tin Suresi’ne işaret eden Hüseyin Bozkurt, “Allah, kutsal Sina Dağı üzerinde Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği ve 7 tane zeytin ağacının şahit olduğu Zeytin Dağı üzerine yemin eder. Buradaki bağlantıyı göz önünde bulundursak, zeytin ile incir ağacı niye aynı Kuran-ı Kerim de bir yerde geçer? Nur Suresi’nde Allah der ki; ‘Ben, zeytin ağacının yapraklarından nuru yarattım’, Tevrat’a baktığınızda da benzeri şeyleri görebilirsiniz. Hıristiyanlık aleminde ise, çocuklar uzun ömürlü olsun diye zeytinyağı ile vaftiz edilir. Ama zeytin ile incir ağacı bağlantısını eğer bilimsel olarak mercek altına alırsak; zeytin ağacı ile incir ağacı doğaya ters çalışır. Bütün bitkiler gündüz oksijen verirken, zeytin ve incir ağaçları karbondioksit salınımı yapar. Gece ise diğer ağaçlar karbondioksit verirken, zeytin ve incir ağaçları ise oksijen vermeye başlar. İncir ağacı yapraklarını döker ama zeytin ağacı hiçbir zaman yapraklarını dökmez. Bu nedenle de zeytin ağacı devamlı bir oksijen salgılamaktadır. Bu durum İtalya ile Edremit Körfezi’nde kendisini daha net gösterir. Zeytin ağacı geceleri oksijen verirken, bir yandan da sabaha kadar atmosfere iyot saçan denizimiz ve Kaz dağlarından gelen temiz hava ile karışan bir havamız bulunmaktadır. Tan yeri ağarırken, deniz kıyısından gözlendiğinde, bu durum bir bulut ve sis halinde göze çarpar. Zeytin ağacının yaprağından ürettiği oksijenle, denizden gelen bu iyot birleştiği zaman astım hastalarının şifa bulduğu bir havanı bu bölgede bulunduğu gerçeği ortaya çıkar” dedi.

Kimyasal ilaçlama değil, biyolojik ilaçlama
Zeytin Sineği ile mücadelede biyolojik ilaçlamadan yana olduklarını kaydeden Hüseyin Bozkurt, “Kimyasal ilaçlamalarda, çeşitli yan etkileri bulunan ilaçlar kullanılmaktadır. Biyolojik ilaçlamalarda ise örneğin doğaya faydalı olan Uğur Böcekleri, zeytin sineklerinin larvalarını yiyerek beslenir. Bunun dışında zeytin ağacı ile incir ağaçları aynı dönemde meyve verir. Bu dönemlerde de zeytin sineğinin üremeye başladığı zamanlardır. Zeytin sineğinin, zeytin ağaçları ve zeytin meyvesine zarar vereceği dönemlerde, iyice olgunlaşan incir ağaçlarının meyveleri bal dökmeye başlar. İncirin balı, zeytin sineğine cazip gelir ve zeytin yerine incir meyvesini tercih eder. Zeytin alanlarda ki incir ağaçları tıpkı bir paratoner gibi zeytin sineklerini üzerine çeker. Olgun incir meyvesini balını yiyen zeytin sinekleri de bir süre sonra zehirlenerek ölür. Mübadele öncesinde Anadolu’nun Ege kıyılarında yaşayan Yunanlıların her zeytin tarlasına 3-4 adet incir ağacı dikmiş olmasının sebebi de budur. Oysa bizim özellikle yeni nesil zeytin üreticilerimizin bir çoğu bu gerçeği bilmedikleri için, zeytin bahçelerindeki yüzlerce incir ağacını sinek topluyor diye kesmişler ve odun yapmışlardır. Bunun sonucunda da bugün zeytin sineği başta olmak üzere, zeytin zararlısı uçkunlar çoğalmıştır. Bunun birileri tarafından zirai ilaçlama yapabilmek ve zeytin üreticisine kimyasal ilaç satabilmek için bilinçli yapılıp, yapılmadığını bilemiyorum ama ben bir zeytin üreticisi olarak ülkemizdeki üniversitelerin ilgili kürsülerinin bu konuyu ele alıp, yapacakları bilimsel çalışmalar sonucunda, zeytin üreticisini bilgilendirerek, yeniden incir ağaçlarının zeytin bahçelerinde yerlerini almaları konusunda ciddi çalışmalar yapmaları gerektiğine inanıyorum” diye konuştu.

Uzmanlar da aynı görüşte
Altınova Mahallesi’nde hizmet veren Ziraat Mühendisi Görkem Yazıtaş da, “İncir ağaçları Yunanlılar ve öncesinde de zeytinliklerin kenarlarına dikilirdi. Günümüzde de bazı zeytinlik alanlarda eski ağaçların bulunduğu bölgelerde de bu incir ağaçlarına sıklıkla olmasa bile rastlayabiliyoruz. İncir ağaçları; zeytinlik alanlardaki zararlıları üzerine çekebilme özelliğine sahip bir ağaçtır. Salgılamış olduğu tatlı maddeler, tüm böcek ve uçkunlar için beslenme kaynağı olarak görünmektedir. Bugün zeytin sineği, özellikle zeytin ağaçlarının en büyük düşmanıdır. Zeytin sinekleri de incir meyvesini kendisine besin maddesi olarak gördüğü için, incir ağacı üzerine yönelmektedir. Bu durum zeytin sineğinin zeytin ağaçlarına daha az zarar vermesi anlamına gelmektedir. Bu durum zeytin üreticisi için çok büyük bir avantajdı. Ama günümüzde incir ağaçlarından vazgeçen zeytin üreticisinin en büyük kâbusu zeytin sineği olmaktadır. Bana göre bu konuda en ciddi çalışmayı ziraat fakültelerindeki akademik kadroların yanı sıra özellikle bitki koruma ile bahçe bitkileri bölümleri tarafından yapılmasını bekliyoruz” dedi.
Balıkesir Üniversitesi Edremit Meslek Yüksek Okulu Zeytin ve Zeytin İşleme Teknolojileri Bölümü mezunu olan Zeytin Teknisyeni Hakan Serdaroğlu ise, zeytin sineğinin zararlarının oradan kaldırılması adına ilaç kullanmadan biyolojik bir savaş verilebilmesi için zeytinlik bölgelerde incir ağaçlarının yeniden yetiştirilmesi gerektiğini savundu.

Ziraat Odası üreticiye incir ağacı fidanı dağıtmaya hazırlanıyor
Ayvalık Ziraat Odası Başkanı Hasan Kıtay da, zeytin ağaçlarının atalarımızdan bizlere miras olduğunu hatırlatarak, “Yıllar öncesinde, hemen hemen her zeytinlik alanda bol miktarda incir ağaçları bulunuyordu. Bunlardan zamanla vazgeçildi. Oysa incir ağacı, zeytin ağaçlarını bu zararlılardan koruyordu. Günümüzde bir çok çiftçimiz bu ağaçları tarlalarından kesti ve bir şekilde temizledi. Ama şimdi görüyoruz ki; dedelerimiz zamanında incir ağaçlarını, zeytinlik alanlara dikerken tüm bunları düşünmüşler. Son dönemlerde ise çiftçimizde bu konuda bilinçlenme olduğunu gözlemliyoruz. Birçok çiftçimiz zeytinliklerine yeniden incir ağaçları dikmeye başladı. Bizde Ayvalık Ziraat Odası olarak bu yönde bir proje hazırlıyoruz. Geçtiğimiz yıl Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte küçük çapta bir projeyi hayata geçirmiş ve belirli miktarda incir ağacı fidesini üreticilerimize dağıtmıştık. Önümüzdeki dönemde bu projeyi genişleterek sürdürmeyi planlıyoruz” diye konuştu.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2016 Powered by MOYWEB