16 Mayıs 2018 Çarşamba, 11:42
RAMAZAN NARİN NOGAYTÜRK
RAMAZAN NARİN NOGAYTÜRK xsusurlukx@hotmail.com Tüm Yazılar

NEDEN MİLLİ (YERLİ) YAZILIM ?

Said-i Nursi nin cemaati, nurculardan kopan FETULLAH Cemaatinin yarattığı sendrom ile, titreyen ülkemizde, asıl titrememiz gereken tehlike de kendini geliştiriyor. Nedir o tehlike ? FETÖ-CÜLÜK ? 17-25 Aralıktan sonra değil de, nedense ve ancak 15 Temmuz dan sonra FETULLAH CEMAATİNİN adı FETÖ oldu ve devletimiz ve de milletimiz bu bela ile uğraşıyor. FETÖ ile MÜCADELE adı altında da bir başka fetö dalgası geliyor ki, umarım baş edebiliriz ! Çünkü FETÖ nün siyasi ayağına, kripto ayağına dokunulmadığı gibi, FETÖ nün bilimsel ayağına da ( YSK daki bilişimcilerden alınan yok mesela !) dokunulmadı ve bu yüzden de tehlikenin geçtiğini söyleyemiyoruz değil mi ?

FETÖ, son 40 yılın hadisesi amenna ama son 15 yılın en büyük işgal gücü. Devletin işgal edilmedik yerini bırakmamışlar ki, pek çok kurumdan binlerce fetöcü işten atıldığı halde, pek çoğu da tutuklandığı halde fetöcüler halen etkili…Fetönün 1 numarasının bulunamaması, 2 numarası olduğu söylenen Adil ÖKSÜZ’ün yakalanamamış olması da bunun delili…

FETULLAHÇILAR, 40 senedir halktan topladıkları ayni ve maddi yardımlarla sadece yurtlarında adam yetiştirmediler, yetiştirdikleri kalifiye adamları devletin bütün organlarına yerleştirdiler. Özellikle de, çağın mesleklerine sahip çıktılar. 20., 21. yy ın en önemli mesleği çağ itibariyle bilişim ve bilgisayar teknolojisi idi. Biz kullanımda çok çok öne geçtik te, bilişim ve yazılım konusunda bana göre halen nal topluyoruz ve çok geç kaldık. Yazılım Mühendisliklerini geç açtık, az açtık ve yetiştirdirdiklerimiz içindeki beyinlerin göçüne mani olamadık ve bugün 500.000 Yazılım Mühendisine ihtiyacımız varken, biz topu topu 10.000 Yazılım mühendisini ancak mezun edebildik.

Oysa, onyıllar öncesinde bütün teknoloji yazılım üzerine evrilmişti ve artık kalıp çıkararak, çizim yaparak bir şey imal etmek yerine, bilgisayar dilinde YAZILIM yaparak imalat yapıyorduk ve yavaş yavaş bütün uçaklarımız yazılımla uçmaya, bütün gemilerimiz yazılımla seyretmeye, bütün kurum ve kuruluşlarımız yazılımla icraat yapmaya başlamıştı. Biz çağdaşlaşmayı Bilgisayar kullanıcısı, yazılım program kullanıcısı olarak algılamış olmalıyız ki, Türkiye bu konuda yabancı şirketlerin pazarı oluverdi. Kullandığımız bütün teknolojiler, yabancı şirketlerin yazdığı programlarla yürütülür hale geldi.

YAZILIM NEDİR PEKİ ? Program da denilen, bir bilgisayarı belirli işlevleri yerine getirmek üzere yöneten, bilgisayara ne yapacağını söyleyen, kodlanmış komutlar dizisi. Yani ; Bilgisayarda kullanılan her türlü program… Veya bir teknoloji dili. Ama bu dil, TÜRKÇE den hiç anlamıyor iyi mi ?

Biz ise TÜRKÇE konuşmaya, TÜRKÇE anlatmaya ve TÜRKÇE yazmaya, TÜRKÇE anlamaya kodlanmışız. Kötü mü ? Değil elbette. Ama kullandığımız Bilgisayar ve teknoloji dilleri yabancı ? Biz napıyoruz ? Habire İMAM HATİP açarak, Allah’ın dili diye ARAPÇA öğrenmeye çalışıyoruz büyük bir gayretle…! Peki yarın ne olabilir ?

Tek tuşla karanlıkta kalabiliriz, tek tuşla uçaklarımız havada kalabilir, tek tuşla gemilerimiz kıyılara vurur, tek tuşla internetimiz de gider akıllı telefonlarımızın aklı da…Bankalarımız kapanır beyler, fabrikalarımız durur, hayat durur ve hayat biter yani…

Bu ve binlerce nedenlerle, acil hem de çok acil YAZILIM konusunda milli ve yerli çalışmalar başlatılmalı, milli seferberlik ilan edilmesi gerekir ki, şimdilik bu seferberliğe riayet edecek alt yapımız ve çok zeki çok çalışkan gençlerimiz de var… Teknolojiyi ve kendi milli yazılımlarını geliştiren Japonyayı görüyoruz, hatta Hindistan bile bu konuda birhayli öne geçti ki, ÇİN bunun seferberliğini çoktan başlattı. Yani, dünyanın patronları her an değişebilir ve patronların en büyük silahı ise YAZILIM üstünlükleridir. G-8 var yaaa, G-8…Dikkat edin hepsi kendi dillerindeki yerli yazılım teknolojileri ile ilk 8’e girmiştir.

MİLLİ mi dersiniz, ULUSAL mı dersiniz, YERLİ mi dersiniz bilemem ! Ne derseniz deyin ama mutlaka, ama çok acil YAZILIM SEFERBERLİĞİ ilan etmeliyiz. Bu seferberlik Devlet varlığımızı koruyacak ordu ile eşdeğerdir, bu seferberlik yaratacağı sinerji ve katmadeğer ile ekonominin can simididir ve yıllardır şikayet edip bitiremedğimiz işsizlik sorununa da en büyük çözümdür. Milli Yazılım Seferberliği demek, en az 500.000 genç işsizimize iş demektir ki, sistem oturdukça yazılım sektöründe çalışan sayımızın birkaç milyon olabileceğini bile rahatlıkla söyleyebiliriz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2016 Powered by MOYWEB