12 Nisan 2018 Perşembe, 10:33
S.Emin ARVAS
S.Emin ARVAS berceste404@hotmail.com Tüm Yazılar

M İ R Â C K A N D İ L İ

Peygamber efendimiz (s.a.v.)’in en mühim mucizelerinden biri olan Mirâc, aynı zamanda biz ümmeti için de büyük lutuflara ve manevi hediyyelere vesile olmuştur. Yüce dinimizin beş temel esasından biri ve biz müminlerin de şiarı olan namaz, bu büyük mucizenin tahakkuk ettiği mübarek gecede farz kılınmıştır. Yine bu mübarek gecede bir çok ilahi lütuf ve ihsanlara Resulullah (s.a.v.) ve O’na ümmet olma şerefine nail olan mümin kullar kavuşmuşlardır.
Mirâc Gecesi, içinde bulunduğumuz Receb ayının yirmiyedinci gecesidir. Bu mübarek geceye bu yıl, 13 Nisan Cuma gününü Cumartesiye bağlayan gece inşallah kavuşma bahtiyarlığına ereceğiz.
Mirâc gecesi gibi mübarek günler ve geceler, Allahü tealanın, kullarını affetmek için vesile kıldığı önemli fırsatlardır. Böyle mübarek günlerde, gecelerde, Kur’an-ı kerim okumalı, Peygamber efendimizin, Eshab-ı kiramın ve diğer din büyüklerinin hayatlarını anlatmalı. Bilhassa namaz borcu olanlar, böyle gecelerde kaza namazı kılmalıdır. Günahlar için tevbe etmeli, kul hakkı varsa, hak sahipleriyle helalleşmelidır. Ana-baba, yakın akraba aranmalı, ziyaret edilmeli, telefonla dahi olsa gönülleri, duaları alınmalıdır. Çocuklara hediyeler alarak onları sevindirmeli ve böyle gecelerin ehemmiyeti anlatılmalıdır. Aziz milletimizin ve bütün müslüman kardeşlerimizin sıhhat ve selameti için en samimi dua ve niyazlarda bulunmalı.
Mirâcın kelime anlamı merdiven, yükselmek demektir. Dini terim olarak Mirâcın anlamı ise, Peygamber efendimizin göklere çıkarıldığı ve bizim bilmediğimiz yerlere götürülüp nice nice ilâhi lütuf ve nimetlere kavuşmasıdır. İşte bu önemli hadisenin meydana geldiği mübarek gecenin yıldönümü münasebetiyle bu konuyu kısaca izah etmek istiyoruz.
Peygamber efendimiz, maddi ve manevi huzur ve mutluluğun vesilesi olan Allah’ın emirlerini insanlara anlatıyor, tebliğ ediyordu. Fakat o günün Mekke halkı iman etmiyor ve iman edip müslüman olanlara da çok sıkıntı veriyorlardı. Hatta Mekke halkının, müslümanlara verdikleri bu sıkıntılar, giderek işkenceye dönüşmüş ve Sevgili Peygamberimiz de bu duruma çok üzülüyordu. Hicretden bir yıl önce, elli iki yaşında iken Zeyd bin Harise’yi yanına alarak Taif’e gitdi. Taif halkına İslam’ı tebliğ etti. Ancak o günkü Tâif halkı çok nasipsizdi, hiç kimse iman etme şerefine ermedi. Üstelik alay ettiler, işkence yaptılar, yuhaladılar, hatta taşa tutup yaraladılar.

Resulullah (s.a.v.), o gün, Taif’te meydana gelen hadiselerden dolayı çok incinmişti. Rabbine yalvarmağa, af dilemeğe, insanların imana gelmesi, saadete kavuşmaları için duaya başladı. Çok yorgun, aç ve üzüntülü idi. Hasır üzerine uzanıp uyuyuverdi. O anda, Allahü teala, Cebrail aleyhisselama: “Sevgili Peygamberimi çok üzdüm. Mubarek bedenini, nazik kalbini çok incittim. Bu halde iken, yine bana yalvarıyor. Benden başka, hiçbirşey düşünmüyor. Git! Habibimi getir! Cennetimi, Cehennemimi göster. Ona ve Onu sevenlere hazırladığım ni’metleri görsün. Onu ben teselli edeceğim. Onun nazik kalbinin yaralarını ben gidereceğim” buyurdu.
Cebrail (a.s.), bir anda Resulullah (s.a.v.)’in yanına geldi ve : Ey bütün yaratılmışların en üstünü! Ey Yaratanın sevgilisi! Ey Peygamberlerin efendisi, iyilikler menba’ı, üstünlükler kaynağı olan şerefli Peygamber! Rabbin sana selam ediyor. Hiçbir Peygambere, hiçbir mahlukuna vermediği nimeti sana ihsan ediyor. Seni huzuruna davet ediyor. Lütfen kalk, buyur, gidelim, dedi. Sonra mahiyeti bizce bilinmeyen manevi bir vesile ile bir anda Kudüs’e, Mescid-i Aksa’ya geldiler. Geçmiş Peygamberlerden bazısının ruhları insan şeklinde orada idi. Cemaat ile namaz için Adem, Nuh, İbrahim Peygamberlere, imam olmalarını sıra ile söyledi. Hiçbiri kabul etmedi. Cebrail (a.s.), Habibullahı ileri sürdü. Sen varken, başkası imam olamaz, dedi.
Namazdan sonra yine bizce mahiyeti bilinmeyen manevi bir lütuf ve ihsan ile, zamandan ve mekandan münezzeh olarak Allahü tealanın mübarek cemalini görme şerefine kavuşmuştur. Hiçbir mahluka nasip olmayan nice nimet ve iltifatlara naik olmuştur
Mirâc gecesinde Peygamber efendimiz (s.a.v.)’e üç ilahi hediyye verildi:
1- Bakara suresinin son ayetleri. Amenerresulü diye başlayan ve umumiyetle yatsı namazlarından sonra okuduğumuz ayetler. Bu ayetlerde, İslam dininin inanç esasları tanımlanıyor, müslümanların sıkıntılarının sona ereceği müjdesi veriliyordu.
2- Hz. Muhamed (s.a.v.)’in ümmeti içinde, Allah’a ortak koşmayanların netice itbariyle Cennete greceği va’dolundu.
3- Beş vakit namaz farz kılındı.
Ayrıca İsra suresinin 22 ile 39. ayetleri arasında, insanlık aleminin huzur ve esenliğinin temel prensiplerini ihtiva eden şu on iki ilahi buyrukta bu gece vahyedildi.
Bu esasları kısaca şöyle özetlemek mümkündür:
1-Allah’tan başkasına kulluk etmeyin.
2-Ana ve babaya iyi davranın.
3-Hısım-akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını verin.
4-Cimri ve israf edici olmayın.
5-Evlatlarınızı fakirlik korkusuyla öldürmeyin.
6-Fuhuş ve zinaya yaklaşmayın.
7-Haksız yere cana kıymayın.
8-Yetim malına, doğru olmayan bir surette yaklaşmayın.
9-Ahdinizi yerine getirin, sözünüzde durun.
10-Ölçü ve tartıda doğruluğa dikkat edin.
11-Hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyin ardına düşmeyin.
12-Yeryüzünde gurur ve kibirle yürümeyin.
Bu esasların her biri, insan hak ve hürriyetlerini gerçek manada teminat altına alan, dünya ve ahiret sadetine vesile olan fevkalade önemli esaslardır.
Mirâc gecesinde biz ümmet-i Muhammed’e Allahü tealadan bir lütuf olarak farz kılınan ve hadis-i şerifte “Dinin direği”, ve “İslam’ın beş temel esasından biri” olduğu ifade edilen namaz ibadetinin, dîni, ahlaki, psikolojik ve sosyal açıdan önemi çok büyüktür. Maddi-manevi huzur ve esenliğin en büyük vesilelerinden biri olan Namaz ibadetini, hayatımızın vazgeçilmezlerinden kılmamızı Yüce Rabbimiz cümlemize nasip eylesin
Aziz milletimizin ve bütün müslümanların, kavuşma şerefine ereceğimiz mübarek Mirâc Kandilini tebrik eder, maddi ve manevi huzur ve mutluluğumuza, birlik ve bütünlüğümüze, kahraman ordumuzun her zaman her yerde muvaffak ve muzaffar olmasına vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim. 13 Nisan Cuma günü akşam namazından hemen sonra Merkez Bekirefendi camiiinde yaılacak olan “Mirac gecesi özel proğramına” siz değerli okurlarımı ve Edremitli Hemşehrilerimi davet ediyorum.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2016 Powered by MOYWEB