EGE GÜNDEM GAZETESİ

ŞEHİTLİK MERTEBESİ VE ÇANAKKALE ZAFERİ

ŞEHİTLİK MERTEBESİ VE ÇANAKKALE ZAFERİ
S.Emin ARVAS
S.Emin ARVAS( berceste404@hotmail.com )
501 views
17 Mart 2018 - 15:26

Allah rızası için, Allah yolunda, vatanını, mukaddesatını, namus ve iffetini korumak uğruna cihat edip yaralanan, şehitlik mertebesine kavuşan bahtiyar müminlerin fazileti ve kavuşacakları ilahi lütuflar çok büyüktür.

Peygamberlerden sonra derecesi en yüksek olan şehitlerdir. Şehitler, Yüce Allah’ın sevgili kullarıdır. Cennette, onlar için sonsuz nimetler hazırlanmıştır. İmanla ölen ve Cennete giren bir kimse, dünyaya tekrar gelmek istemez. Fakat şehitler böyle değildir. Onlar tekrar dirilmek ve tekrar şehit olmak isterler.

Müslümanları, asırlarca harp meydanlarında zaferden zafere koşturan biricik arzu, ahirette şehitlere verilecek sonsuz nimetlere iman etmeleri ve bu nimetlere kavuşmak için can atmalarıdır. Dünyanın faniliğine, ahiretteyse Cennetin ve nimetlerinin sonsuzluğuna iman edenler, şehit olmaktan büyük haz, zevk duymuşlardır. Harp meydanlarında kahramanca savaşan ve düşmandan asla korkmayan Müslüman askerler, şehit olmak arzusu ile yanıp tutuşmuşlar ve asla düşmandan yüz çevirmemişlerdir. Halbuki dünya zevklerine aşırı derecede düşkün olanlar, cihadın ve şehitliğin faziletine inanmayanlar, güçlü gördükleri düşmanları karşısında tutunamayıp harp meydanını terk etmişlerdir.

Şehitlik, Allahü tealanın, sadece Müslümanlara lutfettiği yüce bir mertebedir. Ancak mümin olanlar şehit olur. Allah’a ve dinine inanmayanlara, dünyada kendilerine şehit denilse bile, ahirette şehitlik muamelesi yapılmaz.

Şehadet mertebesine kavuşanlara nice  ilâhi iltifatlar va’dedilmiş ve büyük mükafatlara kavuşacakları müjdelenmiştir. Nitekim Cenab-ı Hak, birçok ayet-i kerimesinde ve Peygamber efendimiz (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde, şehitlerin yüce makamlarını ve kavuşacakları nimetleri  bildirmekteler:

Al-i İmran suresinin 169. ayetinde  mealen şöyle buyurulmaktadır:

“Siz, Allah yolunda ölenleri, sakın ölüler sanmayın. Bilakis onlar, Rableri katında diridirler. (Onlar, cennet nimetleriyle) rızıklanırlar.”

Değerli okurlarım,

Bilindiği gibi Müslüman Türk milletinin şanlı tarihinde, kahramanlık destanlarının başında Çanakale zaferi gelmektedir. Bu zaferin Türk tarihi içinde  ve aziz milletimizin gönlünde ayrı bir yeri vardır. Hala gözler onunla yaşarır ve yürekler onunla ürperir.

Çanakkale zaferi, bütün cihanı hayrette bırakan, Müslüman Türk yiğitlerinin  gerçek bir iman ve kahramanlığının destanıdır. Allah’ın yardımı ve Kahraman Türk askerinin  gücü ve imanı sayesinde, dünyanın en güçlü donanmasının ve ordusununu kahraman Türk evladından aldığı en büyük mağlubiyetin adıdır Çanakkale. Merhum şair Mehmet Akif’in ifadesiyle:

“Kimi Hindu, kimi yamyam kimi bilmem ne bela” diye tarif ettiği haçlı orduları, Müslümanlığı ve Türklüğü yok etmek amacıyla ellerindeki bütün imkanları seferber ederek, karadan, havadan, denizden üzerimize saldırdıkları zaman, vatanı, milleti, devleti ve bütün mukaddes değerleri için canını Allah yolunda seve seve feda etmekten çekinmeyen ve bu uğurda 250 bin şehit veren  yiğitlerin destanıdır Çanakkale.

Birinci Dünya Harbinde Türk Orduları, açlık, ulaşım imkansızlığı, bir anda birden fazla cephede üstelik kendinden çok daha modern cihazlarla donanmış milletlerin orduları karşısında; her ne kadar diğer cephelerde yenilgiye uğramışlarsa da, bu yenilgilerin âdeta öcünü alırcasına Çanakkale’de harikalar göstererek, imkansızın nasıl mümkün hale geldiğine, tarihen sabit bu hasletlerini bir defa daha dünya tarihine yazdırmıştır.

19.Tümen Komutanı Yrb. Gazi Mustafa Kemal Türk askerinin cehpedeki inanılmaz, harikulâde halini şöyle anlatıyor:

“Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre… Yani ölüm muhakkak… Birinci siperdekiler hiçbiri kurtulmamamacasına dövüşüyor. İkincidekiler onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekküll biliyor musunuz? Öleni görüyor, üç dakikaya kadar kendisinin öleceğini de biliyor. En ufak bir duraksama bile göstermiyor, sarsılma yok… Okuma bilenler ellerinde Kur’an-ı Kerim, Cennet’e gitmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şahade getirerek yürüyorlar”

İnsan kendisine sormadan edemiyor: Acaba neydi Mehmetçiğimizi zafere koşturan? “Çanakkale Geçilmez” dedirten ve bizden çok daha fazla modern silah ve imkanlara  sahip olan düşman ordularını mağlup eden güç..?
Çanakkale’de ordularımızı muzaffer kılan güç, hiç şüphesiz ki iman gücüdür. Mehmetçiğin “Ölürsem şehit-kalırsam gazi” inancı olmasaydı ve sevgili Peygamberimizin buyurduğu “Vatan sevgisi imandandır” gerçeğine  inanmasalardı, “Ezanın susması, Bayrağın inmesi” bir mana ifade etmeseydi, netice zafer olabilir miydi?

Bu günde aynı iman, ideal ve cesaretle   Afrin’de ve daha nice bölgelerde yeniden bir kahramanlık destanı yazan şanlı ordumuza, aziz Mehmetçiğimize ve bütün güvenlik güçlerimize Yüce Rbbimizden en üstün başarı ve zaferler temenni ve niyaz ediyoruz.

Çanakkale zaferinin 103. yıldönümünde, başta Çanakkale şehitlerini ve diğer  bütün şehit ve gazilerimizi rahmet ve şükranla bir kez daha anıyoruz. Aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin  kanları pahasına bize emanet ettikleri şu cennet vatanımızı gereği şekilde koruyup kollamamızı Cenb-ı Hak cümlemize nasip eylesin.

DAVET: Çanakkale Zafer yıldönümü ve şehitleri Anma  günü münasebetiyle İlçe Müftülüğümüzce düzenlenen:

     1-Edremit ilçemizde Aziz şehitlerimizin mübarek ervahlarına ithafen okutulan 650 hatmi şerif ve binlerce Yasini Şerifin duası yapılmak üzere 18 Mart Pazar günü İkindi Namazı öncesi Bekirefendi Camiinde  Kuran ziyafati programı,

      2- 20 Mart Salı günü saat 20.00 de Şükrü Tunar Kültür Merkezinde Konuşmacı olarak Tarihçi Yazar Vehbi Vakkasoğlu’nun katılacağı “ Çanakkale ve Afrin Şehitleri ile bütün aziz şehitlerimizi anma proğramı” yapılacaktır. Bütün Halkımız Davetlidir.

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

UA-76219985-1