EGE GÜNDEM GAZETESİ

Kaz Dağları Bilim Köyü, Ödevlere De Konu Oluyor

Kaz Dağları Bilim Köyü, Ödevlere De Konu Oluyor
21 views
20 Haziran 2016 - 9:59

Çanakkale ve Balıkesir illeri sınırlarında yer alan efsanevi Kaz Dağları’nda, bir ar-ge firması tarafından kurulan Kaz Dağları Bilim ve Sağlıklı Yaşam Köyü, üniversitelerin akademik saha çalışmalarında eşsiz olma özelliğini elinde tutarken, öğrenciler için de ödevlerine konu olmaya başladı.
Ülkedeki bazı üniversitelerin akademik saha çalışmalarını yürüttüğü, bitkilerin incelendiği ve yeni buluşların gerçekleştirildiği Kaz Dağları Bilim ve Sağlıklı Yaşam Köyü, akademisyenlerin yanı sıra, öğrencilerin de gözde mekanı haline geldi. Taşı su haline getirerek dünya bilimini şaşırtan ve bu buluşuyla 2010 yılında bilim dalında Nobel ödülüne aday gösterilen Edremit’teki ar-ge firması sahibi Faruk Durukan ve ekibi tarafından inşa edilen Kaz Dağları Bilim ve Sağlıklı Yaşam Köyü, Kaz Dağları’nın Hanlar mevkiinde yer alıyor. Milli tohumların korunması için, örnek olarak toprak altı seraların yer aldığı, Türkiye’de eşi zor bulunan tıbbi ve aromatik bitkiler müzesini içinde barındıran ve içerisinde akademisyenlerin bilimsel araştırmalarını yapmalarına olanak sağlayacak olan laboratuvarları bulunan bilim ve sağlıklı yaşam köyüne son aylarda çevre illerin üniversitelerinden öğrenciler akın ediyor. Tesisin son ziyaretçileri ise, Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi Biyoloji bölümünden mezun olan öğretmen adayları oldu. Öğrencilerin etüt alanı olarak kullanılmaya başlanan bilim ve sağlıklı yaşam köyünü ödev konusu olarak belirleyen öğretmen adayları, gün boyu tesiste incelemelerde bulundu. Öğrenciler, tesisi ufuk açıcı ve yenilikçi bir alan olarak tanımlarken, Faruk Durukan ve firma yetkililerine teşekkür etti.
Dışarıdan hiçbir destek alınmadan inşa edilen ve sürekli geliştirilmeye devam edilen Kaz Dağları Bilim ve Sağlıklı Yaşam Köyü’ndeki çalışmalar hakkında açıklamalarda bulunan dünyaca ünlü bilim insanı Faruk Durukan, tesiste yaban ineklerini bile koruma altında tuttuklarını ve yaşayışları hakkında araştırmalar yaptıklarını bildirdi. Şimdiye kadar tesiste çok sayıda üniversite ile ortak ar-ge çalışmaları yaptıklarını ifade eden Durukan, “Bilim köyümüzde bir çok ar-ge çalışmasını bir arada yürütmekteyiz. Bazı çalışmalarımızı, ülkemizdeki farklı üniversitelerle ortak şekilde gerçekleştiriyoruz. Bu ar-ge çalışmalarımızdan bir tanesi, Kaz Dağları’nda kendi başlarına yaşayan boz inek ırkı üzerindedir. Bu türün, binlerce yıldır Kaz Dağları’nda yaşadığı iddia ediliyor. Bu inekler, hiçbir bakım istemeden, kendi başlarına dağda yaşamaktadır. Kendi başlarına ürüyorlar ve rahatsızlandıkları zaman doğal yöntemler ile kendilerini tedavi edebiliyorlar. Rahatsızlandıklarında, farklı bitki türlerini bulup yiyorlar ve iyileşiyorlar. Çok sağlıklı bir biçimde hayatlarını sürdürmekteler. Verilere göre de, dünyada en az hastalanan hayvan cinsi olduğu biliniyor. Biz de, tesisimizde 50’ye yakın boz ineği koruma altına aldık ve geniş arazimizde onların günlük yaşayışlarını incelemekteyiz. İlk buzağımız da doğdu. Tesisimizde kalan bir Alman ve bir Türk araştırmacımız tarafından, bu inekler sürekli takip ediliyor. Mesela korunları ağrıdığı zaman hangi bitki türünü bulup yiyorlar gibi bu tip verileri topluyoruz. Bu şifalı bitkileri tespit edip insanlığa ışık tutacak yeni veriler elde etme fırsatı bulmaktayız. Canlıların sağlığına olumsuz etkiler de yapan sentetik ilaçlardan kurtulup, doğal ve düşük maliyetli ilaçları bulmak gibi önemli bir hedefimiz var. Bu çalışma doğayı takip etme, yani sibernatik dediğimiz çalışmadır. Bunun dışında, yerli tohum çalışmalarımız var. Toprak altı seralarımızda bu çalışmaları yürütüyoruz ve tohumlarımızdaki etken maddeleri çoğalmak için uğraşlar vermekteyiz. Bu çalışma, dünyanın en önemli çalışmaları arasında geliyor. Kaz Dağları’ndaki bitki türü, tüm Avrupa’daki bitki türlerinden daha fazla. 100 kilometreye yakın bir uzunluğu var Kaz Dağları’nın ve buradaki bitkileri incelemek yıllar alır. Biz ise, bu bitki türlerini yılın her mevsiminde görülebilmesi için oluşturduğumuz tıbbi ve aromatik bitkiler müzemize koyduk. Kurutup panolara koyduğumuz tüm bitki türlerini 1 saatin içinde görebilirsiniz. Akademisyenler, üniversiteliler ve bilime meraklı olan kişiler tarafından ilgi görüyor. Sadece tıbbi bitkiler değil, tesisimize normal sebzeleri de ekiyoruz ve bu sebzelerin verimlerini artırmaya çalışıyoruz. Asıl hedefimiz, Kaz Dağları’nı dünya bilim merkezi haline getirmektir. Yabancı bilim adamlarının da burada bizimle çalışma teklifleri var. Bilim göçü yapmayı değil, bilim göçü almayı düşünüyoruz. Akademisyenlerin ve gençlerimizin, bilimsel çalışmalar için yurt dışına gitmelerini değil, burada yapmaları için çaba gösteriyoruz” dedi.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

UA-76219985-1