EGE GÜNDEM GAZETESİ

Ayvalık’ta Türk Eğitim-Sen’den ‘Veli Tuncay’ Tepkisi

Ayvalık’ta Türk Eğitim-Sen’den ‘Veli Tuncay’ Tepkisi
27 views
07 Haziran 2016 - 11:19

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, Türk Eğitim-Sen Temsilciliği tarafından yapılan yazılı basın açıklamasında; geçtiğimiz hafta yapılan Müdürlük Sözlü Sınav’ında ilçede başarılı çalışmalar yapan Türk Eğitim-Sen üyesi, Ayvalık Anadolu Lisesi’nin başarılı Müdürü Veli Tuncay’ın bilinçli olarak sınavlarda başarısız gösterildiğini ve böylelikle de mağdur edildiğini savunarak bu duruma sert tepki gösterdi.
Türk Eğitim-Sen Ayvalık Temsilcisi Mustafa Efendioğlu’nun imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, “İlimizde 23-26 Mayıs 2016 tarihleri arasında yapılan ‘Müdürlük Sözlü Sınav’ sonuçları 1 Haziran 2016 tarihinde nihayet açıklandı. Sonuç aynen beklediğimiz gibi oldu nedense hiç şaşırmadık! Nemrut Mustafa Mahkemesine benzettiğimiz sözde değerlendirme komisyonlarından farklı bir karar, adalet beklemek doğrusu bildiğimize ihanet olurdu. Ayvalık İlçesinde her zaman başarılarıyla ve yaptığı ilk’lerle göğsümüzü kabartan en başarılı okulu Ayvalık Anadolu Lisesinin Müdürü Veli Tuncay’a, bu değerlendirme komisyonu 65 puan takdir etmişler! Böylelikle bu puanla Ayvalık Anadolu Lisesi Müdürü Veli Tuncay ’ın bu okulda müdürlük yapmasının önünü kendilerince kesmiş oldular. Ayvalık Anadolu Lisesinin bugüne kadar gösterdiği başarılar ve yaptığı ilk’leri sizlerle elbette yeri geldiğince paylaşacağız. Hiçbir objektif değerlendirme ölçüsü taşımayan, gerçekçilikten uzak, önceden yapıldığı belli, etik ilkelerden yoksun bu değerlendirmeyi yapan Nemrut Mustafa komisyonunun verdiği 65 puan merak ettik hakikaten doğru mu? Bu amaçla Ayvalık Halkına soracağız, Ayvalık Anadolu Lisesi paydaşlarına yönelik bir değerlendirme anketi uygulayacağız. Bakalım sahadan elde edeceğimiz sonuçlar ile bu güzide komisyonun verdiği 65 puan ne derece örtüşecek” denildi.
Açıklamada Basın Mensuplarına seslenilerek; “Pek çok kez sizin vasıtanızla, bizler bu sayfalardan kamuoyunu bilgilendirme, derdimizi anlatma şansı bulduk. Sizler, bizim bu paylaşımlarımızı zaman zaman; ‘Türk Eğitim Senden çok sert açıklama’ başlığıyla halkımıza duyurdunuz. Bizler bu açıklamalarda bulunurken hiçbir kimseye hakaret etmeden; bilgi ve belgeye dayanmadan bir izahatta bulunmadık. Nitekim yaptığımız onlarca basın açıklamasıyla ilgili olarak bugüne kadar; ne bir yalanlamaya, ne bir düzeltme talebine ya da bu konuda en küçük ne bir suale, nede bir soruşturmaya tabi tutulduk. İşte, doğruluğuna inandığımız devletimizi de yakından ilgilendirdiğini düşündüğümüz şu açıklamaları kamuoyu ile paylaşmak bizler için artık zaruri bir hal almıştır” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, “Hükümetin bazı cemaatçi kadroları yetkili makamlardan tasfiye etmeye başlamasının ardından İstanbul’da bir savcılık 2012 Şubat ayında MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı ifadeye davet etmesi üzerine Gülen Cemaati ile AKP’nin arasının bozulduğu iddialarının yayılmasına neden olmuştu. Bir zamanlar Milli Eğitim Bakanlığı da yapmış AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Gülen Cemaati’nin devleti ele geçirdiği ve devlete sızdığı iddiaları ile ilgili olarak ‘Bunlar kargaları güldürür’ demişti. Çok bilen çok yanılırmış. Dershane krizi, Türk Telekom Casusluk ve Telefon Dinleme Skandalı, HSYK gerilimi, 17 -24 Aralık Operasyonları, TIR krizi, Tape depremi… vs daha nicesi… Ard arda gelen bu şok dalgaları, durumun, pekte Sayın Hüseyin Çelik ’in dediği gibi olmadığını göstermiş ve kavganın henüz başladığını ve bu kavganın daha da büyüyeceğinin habercisi olmuştu. Kamuoyunda ‘Paralel Yapı’ olarak bilinen bu yapıyla, devletimiz, Sayın Cumhurbaşkanının öncülüğünde amansız bir mücadeleye giriştiği hepimizin malumudur. İşte bizler bu mücadeleye, eğitim camiasının bir parçası olmamız münasebetiyle kendi penceremizden bakmak, azda olsa bir katkıda bulunmak istiyoruz. Maalesef bu mücadelede ‘Sureti Haktan’ görünen aslında paralelin dik alası nice şahsiyetler var. Hatta paralel denilen bu yapıyla verilen mücadelenin başında dahi kimi cemaat imamları var. Nasıl olur demeyin? Bal gibi oluyor işte. Nasıl mı? Bir zamanlar Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü diye bilinen bir Müdürlük vardı. Şimdi bu müdürlüğün ismi : ‘Yeğitek’ oldu. Vaktiyle bu genel müdürlük için: “Cemaatin olmayan kedi dahi kapısından içeri giremez” denilirdi. (Nitekim o kedi, o kapıdan içeri giremezdi de.) Bu daireyle ilişkili olarak, Milli Eğitim çalışanları, Personel Dairesi Başkanlığında bir güzel fişlenirdi. Hatırlarsınız, bir zamanlar bu dairenin yaptığı bu fişlemelerin bir kısmı kamuoyuna yansımış ve bütün bu işlerin sorumlusu olarak bir isim kamuoyunun önüne atılmıştı. Gerçekte bu organizasyonu perde arkasında yapan bambaşka bir isim saklıydı.(Bu isim bizde de saklıdır.) ‘Devşirilemez, asla görev verilmemeli’ diye fişlenenler her nedense, özellikle devlete bağlılığıyla ve milliyetçi görüşleriyle bilinen şahıslardı. Nasıl oldu da 2014 yılında yapılan Müdür atamaları tamda bu fişlemelere göre yapılmıştı? Nasıl olmuştu da bu yapının istediği kişiler, bakanlık içerisinde bir bir taltif edilmiş, istemediği kişiler ise zelil edilmişti? Bu işler, kimin eliyle ve nasıl bir bir gerçekleştirilmişti.
Öte yandan güya Milli Eğitim Bakanlığı bu yapıyla kendi içerisinde sözde mücadele ediyordu. ‘Ne olur olmaz! Bu düzen hep böyle devam etmez ya! Ya ileride bu örgüt, eskisinden de güçlü bir hale gelirse?’ : diye düşünen, kimisi bu gizli yapının has adamı, kimisi her fikrin fahişesi, kimisi her devrin adamı bu şahsiyetler, hem yukarılara şirin görünmek adına güya bir şeyler yapıyor, çırpınıyormuş gibi kendilerine pozlar veriyor, gerçekte bu zevatlar bilerek veya bilmeyerek, asıl efendilerine hizmet etmekten de kusur kalmıyorlardı. Yani Ankara, kendi atadığı kendi memurları eliyle aldatılıyordu.” İfadelerine yer verildi.
Türk Eğitim-Sen Ayvalık Temsilcisi Mustafa Efendioğlu yaptığı açıklamada, “Birer takiye, birer kamuflaj uzmanı bu şahıslar, geldikleri makam ve mevkilerde daha da yükselmek veya fırtına geçinceye kadar makamı korumak adına sözüm ona ‘paralelci’ diye bir cadı avı başlatıyor, bazen alakası olmayan, bazen de ‘kurbanlık’ diye tabir edilen, kendilerinden ama, bu işte en masum birkaç ismi kamuoyuna ihbar ediyor, bazen de :’Paralelci’ iftirasıyla istemedikleri kişilerden bir bir bir kurtuluyorlardı. Yani eski düzen aynen devam ediyor, bozulduğu sanılan çark dönmeye devam ediyordu. Hükümetle-Cemaat arasındaki bu çatışmalar başlamadan önce eğitim camiamız içerisinde yeni bir sendika kuruldu. Cemaate yakınlığıyla bilinen bu sendika çok kısa sürede 38 bin üye sayısına ulaştı. Her nasılsa bu sendikanın genel merkezi, gelişecek olayları sanki daha önceden biliyormuş gibi bu sendikanın eğitim imamları ve özel eğitimle yetişmiş elemanlarını korumak amacıyla sendikalarından bir bir istifade ettiriyor, bu kişilerin kayıtlarını, izlerini siliyor ve bu kişileri özellikle hükümet yanlısı bir sendikaya tek tek üye olmalarını sağlıyorlardı. Öte yandan bu sendika hiç sebep yokken Çalışma Bakanlığına verdiği kapatma dilekçesiyle faaliyetlerine son vermişti. Her nedense bir müddet sonra bu isimle ama bambaşka bir heyetle yeniden kurulu verdi. Çok şükür her şey yolunda görünüyordu. Özel donanım ve yetenekli bu beyler gittikleri yerlerde kendilerine oranla, karşılarındakilerin acemi veya saf olmalarından faydalanarak tüm yönetimleri hızla ‘Guguk Kuşu’ misali ele geçirmeye veya söz sahibi olmaya başladılar. Yeniden düzen kurulmuştu” dedi.

“BİZLER; TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİ SOKAKLARDA BULMADIK”
Açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti Devletini bizler sokakta bulmadık. Bu büyük devlet birilerinin himmetiyle kurulmadı. Türk Devleti, Türkün ateşle imtihanı sonucunda çok ağır bedeller ödeyerek kuruldu. Bu devleti bir çadır devleti, herkesi aptal, kendilerini çok akıllı sananlar var. Milletin ekmeğini, devletin kesesinden alıp, yediği ekmeğe ihanet eden; gafiller, hainler var. Sözümüz gaflet uykusunda olanlara; Ne kör, nede sağırız. Görüyor ve duyuyoruz. Bildiklerimizi devletimizin en yetkili birimleriyle paylaştığımızı da bilmenizi isteriz. Yüce Allah, Yunus Süresi 102. ayetinde mealen şöyle buyuruyor De ki: ‘O halde bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim’” denildi.

“VELİ TUNCAY’A VERDİĞİNİZ 65 PUANI BİR KEZ DAHA GÖZDEN GEÇİRİNİZ”
Açıklamada, “Şimdi yetkililerimize soruyoruz:İş başına getirdiğiniz veya getirmeyi düşündüğünüz bu kişilerden ne kadar eminsiniz? Milli Eğitim Müdürü veya Kurum Müdürleriniz içerisinde hiç Cemaat İmamı var mı? Bu kişilere ne kadar kefilsiniz? Bu kişiler hakkında yeterli, doğru bir araştırma yaptığınızdan emin misiniz? Yarın bu kişilerin ne kadar arkasında duracaksınız? Oysa biz, Ayvalık Anadolu Lisesi Müdürümüz Sayın Veli Tuncay müdürümüzden hem eminiz, hem de kendisine kefiliz. Beyler gelin sizlerde şu verdiğiniz 65 puanı isterseniz yeniden gözden geçiriniz” denildi.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

UA-76219985-1